En yüce idealler uğruna kendimizi feda etmeye hazırız, evet, feda etmeye... Yalnız bunların elimize zahmetsizce, gökten zembille iner gibi geçmesi şarttır, bedavadan, tamamen karşılıksız olarak... Vermeyi zerre kadar sevmezsek de almaya —ne olursa olsun— bayılırız. Bize dünyanın çeşitli nimetlerini sunun (hem çeşitli olacak, aşağı kurtarmaz!), daima nabzımıza göre şerbet verin, o zaman biz de, size ne kadar iyi olabildiğimizi ispat ederiz..
Geçecek zaman yüzünden kaygıya kapılmamalı… çünkü bu Tanrının bileceği, O’nun ilahi görüşüne, sevgisine dayanan bir iştir. Insanoğlunun hesabıyla henüz uzaklarda görünen şey ilahi yazgının hemen bu gününde yazılı olabilir. Böyledir bu, böyle olacaktır.