Serhat Çetinkaya

Serhat Çetinkaya
@Asilyasayan
Ya zamanından çok erken gelirim.. Dünya'ya geldiğim gibi, Ya zamanından çok geç, Seni bu yaşta sevdiğim gibi.... Mutluluğa hep geç kalırım. Hep erken giderim mutsuzluğa.. Ya herşey bitmiştir çoktan, Ya hiçbirşey başlamamış... Öyle bir zamanında geldim ki yaşamın, Ölüme erken,sevgiye geç.. Yine gecikmişim bağışla sevgilim.. Sevgiye on kala,ölüme beş...... Aziz Nesin Hazal D💕💗❤️
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
özenle soyduğum şu elma söyle şimdi kimindir özenle ne yapıyorsam bilirsin artık senindir suya giden adam meselâ omuzunu eğri tutsa güneş su ve adamın omzundaki eğrilik senindir ayağa kalkarsın, adına uygunsun ve haklısın kararan dünya bildiğin gibi sık sık senindir kararan dünya, yeni bir güle bir ateş parçasıdır bir ateş parçasından arta kalan soylu karanlık senindir bir deneyli geçmişi aldın geldin yeniyi güzel boyadın ben bilirim sen de bil ilk aydınlık senindir çünkü bir silah gibi tutarsın tuttuğun her şeyi her yeri bir uyarma diye tutan ıslık senindir senindir ey sonsuz veren ne varsa hayat gibi tutma soluğunu, genişle, öz ve kabuk senindir ey en güzel görüntüsü çiçeklere dökülen bir çavlanın aşkım, sonsuzum, bu dünyada ne var ne yok senindir Turgut Uyar Hazal D❤️❤️♥️♥️♥️💗💗💓💓💓
Ben böyle bir deniz görmedim ne kadar seni düşündüm Gittim ne kadar bilmezsiniz ne türlü karanlık Baktım ki biri yok o kentlerin, hiç olmamışlar gördüm S bir kadın balkonunda baksam ne zaman olurdu E sesinde yüzlerce trenler yürüdü Galile'de Sizi bilmem ben galiba olmadım o dünyalarda Salt bir it karalık akşam üstü denizlere doğru Durmuş nasıl bu gökle bu yalnızlıklar yaşamada Ne yaşanmışsa görmemişiz yaşanmış o kentlerde Gittik gittik bizi bu surlar tuttu böyle kaldık. Böyle güneşlere bayılıyorum çok güneşlere Hafif otlar yürüyor evlere pis İstanbul'lara Şey ile şeysiz geçiyorum o kapanık güneşlerde Siz bir durma benim karanlığımı yadsıyorsunuz Sokağa çıkmayın diyorum çıkmayın duymuyor musunuz Benimle gelen o büyük sıkıntıdan gelenlerdi Ta Galile içlerinden yürüyerek gelmişlerdi Biriniz beni görmediniz ne kadar bağırdımsa Denizler baktığın tüm o denizler gösterdi bana Bir yalnızlık yeryüzündeki kapılar, bir o gördüm. Sunu Ben bütün çizgilerde oldum bütün o çizgilerde Her sefer böyle geldi vurdu yaşamama bir deniz Aldı bir yaşamadan bir yaşamaya kodu nasıl Al bir çocuk vardı o korkularda o gecelerde Büyük ulu sular yudu beni çokum artık nasıl Bir deniz size de gelir vurur elbet anlarsınız
Yeşil pencerenden bir gül at bana, Işıklarla dolsun kalbimin içi. Geldim işte mevsim gibi kapına Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ. Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak Ben aşkımla bahar getirdim sana; Tozlu yollarından geçtiğim uzak İklimden şarkılar getirdim sana. Şeffaf damlalarla titreyen, ağır Koncanın altında bükülmüş her sak. Seninçin dallardan süzülen ıtır, Seninçin karanfil, yasemin zambak... Bir kuş sesi gelir dudaklarından; Gözlerin, gönlümde açan nergisler. Düşen öpüşlerdir dudaklarından Mor akasyalarda ürperen seher. Pencerenden bir gül attığın zaman Işıkla dolacak kalbimin içi. Geçiyorum mevsim gibi kapından Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ. Ahmet Muhip Dıranas Hazal D❤️❤️💗💗💗♥️💖💖💓💓
herkeslere bakma herkesler havamıza astım uzan tut kendine kalbinin tozlarını alacak bu bez kalıyorsun onbinküsuruncukez bir şu yalnızlığın bastırdığı kanlı geçiştirmeler… büyük sofranın içinde ne diye küçük sofralar açıyorsun? çiçekleri öldürülmüş sanıyorsun onlar zaten ölüler çiçekleri canlanmış buluyorsun ki vallahi canlılar ara vermeden solan renklerin arasında benim giderek daha da kırmızı olan bir kırmızım var senin de olsun! son sürat sana doğru koşarken beni vurdular sen vurdun demiyorum ama beni vurdular benim de bu kadarcık kurşundan geçmeyen bir yaram olsun kimsenin olamadım kimsem olmadı allah’tan ve anamdan başka şartsız şurtsuz kim affettiyse hepimiz onunuz esasında vurgunuz yarım kalana kendimizle dargınız ağlamak için insanın kendinden başka bir yari daha olmalı yarasında her türlü galeyana hazırım yeter ki düştüğüm zaman kalkmayayım trensizliğimi yutuyor her defasında bomboş kalan bir gar sabaha daha çok var ama biliyoruz ki bir sabah var ölüp gideceğiz işte yetmedi mi o güzelim şarkılar yetmedi mi bu kadar hayvanımıza bu kadar kafes radyoyu açıyorsun kuşlardan kalma bir şarkı başlıyor yine dönüyorsun