Dua edeceğiz biz inançlı insanlarız çünkü. İslamiyeti yaşatmak için doğru insan olmak yolunda her şeyi yapmalıyız. Ama öncelikle Kur 'an-ı Kerim in vazifesi olan "oku" kelimesini yaşatmalıyız.
Ali Şeriatı bir kitabın da şöyle söylüyor: "Derler ki "Kadın evde oturup çocuk terbiye etmelidir." İlim ve ma'rifetten habersiz bir insan evlat terbiye edebilir mi?" "Kadın, din adına, gelenek adına ve Fatıma'ya benzemek adına perdenin arkasına itilerek hayattan soyutlanmıştır. Bu bahanelerin hepsine de kılıf uydurulmuştur. İffet adına, namus adına ve ''Kadın çocuklarının eğitiminden sorumludur.'' bahanelerine sığınılarak yapılmıştır bütün bunlar. Anlamakta güçlük çekiyorum doğrusu. Geri kalmış, yeteneksiz, bir tahtası eksik olan; okuma, eğitim, öğretim, tefekkür, kültür, medeniyet ve toplumsal terbiyeden yoksun olan bir kişi; nasıl olur da yarının nesillerini eğitmeye layık olabilir?" Bu sözlere kulak vermek, bir düşünmek lazım. Kadın özelinde söylenmiş sözler olsa da tüm müslümanlar için geçerli. Bizi din adı altında köleleştiriyorlar. Kusura bakmayın benim inandığım İslamiyet bu değil. Güç, öğrenmekle başlar. Biz kadınlar öğreneceğiz ki geleceğin nesillerine öğretebilelim. Bir davası olmayan ne için yaşadığını bilmeyen ama ben müslümanım diyen, bir dolu insan var.
Filistin yüksek bir bilinç oluşturdu 'gören' insanlara. Yokluklarla büyüyen ama inançları demir gibi sağlam bir avuç ümmet. Biz peki neresindeyiz bu ümmetin? İnsanın kendisine bir sorması gerekir. Bununla birlikte tefekkür ediyorum Rabbimin uyarısına, "Ey iman edenler, iman ediniz." diye buyuruyor. Peki biz neye, ne kadar iman ediyoruz. İman ederken neyi ne kadar biliyor, ne öğretebiliyoruz? Ben kendimden örnek verecek olursam iki kelimeyi bile zor bir araya getiriyorum. İki satır okuyarak bir marifet