"Bir şekil alarak,görünür bir plan yaparak kendinizi saldırıya karşı açmış olursunuz.Düşmanınızın kavrayacağı bir şekil almak yerine kendinizi her yere uyabilir ve hareketli kılın.Hiçbir şeyin kesin ve hiçbir yasanın sabit olmadığı gerçeğini kabul edin.Kendinizi korumanın en iyi yolu su kadar akıcı ve şekilsiz olmaktır;asla istikrar ve kalıcı düzen üzerine bahse girmeyin. Her şey değişir."
"Prensipler yoktur;yalnızca olaylar vardır.İyi ve kötü yoktur,yalnızca şartlar vardır.Üstün insan onlara rehberlik etmek için olayları ve şartları benimser.Eğer prensipler ve sabit yasalar olsaydı,ülkeler onları bizim gömlek değiştirdiğimiz gibi değiştirmezlerdi ve bir insanın bütün bir ulustan daha akıllı olması beklenemez."
Bekir, sofa basamaklarını indi , biraz sonra Remzi ile Sabri , Bekir'e yaklaştılar. Bekir sordu :
- Hanginiz gidiyor Sabri mi , yoksa
sen mi, Remzi.
Remzi,parlak dişleriyle güldü :
- Ben gidiyorum kaynata! Sabri giderse korkarım , İvan mırın kırın etti mi indirir kafasına tahtayı, onu da devirir babasının mezarına. Hem ruslara mezarcılık da yapmış, kendi söyledi bana , öyle mi Sabri ?
Ulema ve tüccarın, her zaman şeriatın yanında yer almasının akılcı bir sebebi de vardır. Şeriat, idarecilerin güçlerini kötüye kullanmalarının önüne geçmek üzere yaratılmıştır. Hak ve hürriyetler, bizzat teminat altına alınmış; ferdi münasebetler de net bir şekilde tanzim edilmiştir. Modern demokrasilerde, seçimle gelen iktidar partisinin lideri, monarklardan, hele müslüman hükümdarlardan çok daha geniş salahiyetlere sahiptir; dilediği kanunu meclisten çıkarabilir. An'anelerle eli kolu bağlı hükümdarların, hele etrafı şeriatla kuşatılmış halifenin böyle bir hakkı yoktur.