“… destanlar, gerçek kişilik, kimlik ve olaylara değil; milletin görmek istediği kişi ve olaylara yer verir. Amaç, gerçekliği yansıtmak değil; kişi ve olayların millet vicdanında bıraktığı duygusal tepkileri, izleri ve etkileri aktarmaktır. Yani Oğuz Kağan destanındaki Oğuz tipi, tarihi gerçekliğe bağlı bir Oğuz değil; Türk milletinin gönlünde üretilen, yüceltilen, olağanüstü abartılarla kahramanlaştırılan Oğuz’dur.”
“ Bir türlü ölemeyen bünyelere sahip onun gibi ihtiyarların sırtına, torunlarının ve onların çocuklarının ölümüne tanık olmak gibi ağır bir ödev yüklenmişti.”