“ Bir gün tam kırk dört kez gün batımını izlemiştim.”
…..
“ bilirsin… İnsan çok üzgün olduğunda gün batımını daha fazla sever.”
“ demek gün batımını kırk dört kere izlediğinde çok üzgündün.”
“İhtiyarlık budur işte: yeni bir günü bir organ haline getirmek, saatleri kendiliğinden sıraya koymak. …. Bir şeylerin dışındayım biliyorum. Daha doğrusu bir şeyler bensiz sürüp gidiyor. …Eskiden günler uzundu, kararında, tutumluydu.”