Çünkü en zayıf olduğum yerden sınanmış en hassas olduğum yerden vurulmuşum. Hangi yanımdan yara alsam o yanımdan ağrımışım. Taşıyamam zannettiklerimi taşımış, taşırım zannettiklerimin altında kalmışım. İçimdeki ummanı önce sızdırmış sonra taşırmışım.
Bir demet nergis al kendine. Ne olur böyle yapma. Kendine kıyma. Biliyorum senin için yanıyor. Onlarla aynı dili konuşmadığın bir kalabalığın ortasında, acizliğinden muzdarip,gittikçe içine kapanıyorsun. Her şeyden uzaklaşıyorsun. Tamam yorgunsun. Allah şahit,bilenler şahit, çok yorgunsun. Yaşanmakta olan bütün acılar gibi yaşanmış ve yaşanacak olan bütün acıların da kalbinin üzerine çöreklendiğini zannetmekten yorgunsun... Burası dünya. Cennet değil, unutma. Çekilme kabuğuna. Adım at.
Tutunabilecek tek ünlem, keskelerden çıkarabileceğimiz tek ders : "iyi ki." Sen ömrü keşkelerle dolu birisin. İyi ki dediğin her şey o keşkelerden ders çıkarmak olmasaydı, şükür bu kadarını başarabilmeseydin, geri dönmeyi bu kadar kuvvetle ister miydin ? İsteme! Belki her şey bir şey içindir. Bu yaşanmışlık bir tek yaşamak içindir. Bunu, yaşamamış olanlar bilmez. Yaşadıklarının altında ezilmeyenler, sonra o ezilmişliği açık kalplilikle itiraf etmeyenler. Bir duvarın üzerinde gölge üstüne gölge büyütmeyenler. Ne çizdi ne boyadıysa, ne sildi ne yazdıysa yine de içte tam boşalmayan bir yerin kaldığını ve onun da ne kadar dolsa da dolmayan bir yerle aynı anlama geldiğini fark etmeyenler.