Bilim kurgu türünde bilimin bu kadar ağır bastığı bir ikinci kitap görmedim. Öncelikle Jules Verne'in bir hukukçu olduğunu belirtmek istiyorum. Oysa ki bu kitap bazen biyoloji bazen coğrafya bazen fizik bazen kimya bazen de tarih kitabı gibiydi. Bu kadar detaylı ve bilimsel bir anlatım karışısında şapka çıkarmamak elde değil. Verne'in tüm bilim dallarına bu kadar hakim olması da günümüzdeki "uzmanlaşma" sonucu kendi alanı dışına çıkamayan ve doğayı bir bütün olarak görmeyenlerin zamanla ne kadar arttığına dikkatimi çekti.
Kurgu tarafları da gerçek dışı değil. Çok düzgün bir öngörü ile kurgulanmış. Bu yüzden günümüzde okuyan birisi için çok garip gelmiyor.
Sonuç olarak bilim kurguda çıtayı en yükseğe çıkarmış birisidir Jules Verne. Gününüz saçmalıklarıyla mukayese dahi edilemez.
Üçleme her ne kadar otobiyografi olsa da Gorki, kendi hayatını anlatmak derdinde değil. Amaç tamamen ihtilal öncesi Çarlık Rusyası'nı ve halkın psikolojisini anlatmak. Şansına mı yoksa "şanssızlığına" mı karakter yaratmasına da gerek kalmıyor çünkü kendi hayatının uydurabileceği her karakterinkinden daha trajik zaten. Buna rağmen başına gelen her olay için yeni paragraf bile atmıyor. Ama insanları sayfalarca anlatıyor bazen. Anlatım ağır ve dili de yorucu yine de okumaya değiyor kesinlikle. Benim için asıl korkunç olan ise dönemin halkının ve yaşantısının bana günümüz Türkiye'sinden bir şeyler andırması...