Kitabı ikinci okuyuşum olmasına rağmen ilk defa okuyormuş hissiyatı ile cümleler hiç sıkmadan su gibi akıp gitti .Sımsıcak bir baba kız ilişkisini tekrar okumak içimi ısıttı.Bunun yanında kapitalist sisteme bu kadar güçlü ve etkili bir eleştiri getiren en iyi kitaplardan birisini okuduğunu bilmekte yazarın kelimeleri nasıl ustaca kullandığını kanıtlıyor. Günümüz dünyasını güçlü bir kalem ancak böyle etkili anlatabilirdi.Kitapta anlatılan Merkez hiç yabancı gelmiyor biz okurlara , aslında her birimiz Merkez'in sakinleri olduğumuzu farkediyoruz. Yaşadığımız dünyayı sorgulatıyor .Platon'un mağara alegorisine yapılan göndermede bunun tuzu biberi diyebiliriz hepimizin kendi mağarasında zincirli bir halde, duvara yansıyan gölgeleri seyrettiğimizi farkettiriyor. Evet o mağaradakiler biziz.