Babam öldü ve Babam ölüyor tümüyle farklı iki cümle. İlki bir olgu, bir sonuçtur, ikincisi bir roman. Umut ve çaresizliğin birbirini besleyip alevlendirdiği uzun bir hikâye. Birinin oksijeni daima diğerinin ateşini harlar
Şimdiye kadar Latincenin ölü bir dil olduğunu bilirdim.
Şimdi onun ölümün dili olduğunu biliyorum.
Ölüm Latince konuşur.
Her tıbbi tanım, sadece sıradan bir solunumu ya da pembe mukoza zarını tanımlayanlar bile, sizi aslında canlıların sıradan saflarından çıkarır. Dil bir kliniğe dönüşür. Ve açıklama ne kadar detaylı olursa, kişi o kadar yabancılaştırılır.
O artık bir insan değil, bir hastadır.
İlk değişim daha burada başlar. Durumunuzun nesnel tasviri sizi aslında yavaş yavaş bir nesneye dönüştürür. İlk otopsiyi, siz daha hayattayken ve anastezisiz, dil yapar.