Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bu iletiyi buraya bırakmamın sebebi; zamanlar, mekanlar, insanlar değişsede olayların değişmediği, suçlu ve haksız olduğumuz konularda dahi ödün vermeyip, bir özrü çok görüp hatadan sıyrılma yöntemlerimizin değişmediğini göstermek için.
Struma Faciası ve bizim olaya yaklaşımımız;
“O dönemin başbakanı Refik Saydam "Biz bu hususta elimizden gelen her şeyi yaptık. Maddî, manevî en ufak mesuliyetimiz yoktur. Türkiye, başkaları tarafından arzu edilmeyen insanlara meclâ olamaz. Türkiye, başkaları tarafından arzu edilmeyen insanlar için vatan hizmeti göremez. Bizim tuttuğumuz yol budur. Kendilerini bu sebepten İstanbul’da alıkoyamadık."
“Aramızdaki temel fark ne, biliyor musun? Sen insanlara baktığın zaman üniformalar, bayraklar ve din görüyorsun!" "Peki, sen ne görüyorsun bakalım?" "İnsan, sadece insan. Seven, acı çeken, acıkan, üşüyen, korkan bir insan."
“Bu dünyada sana kötülük yapmak isteyen insanlar çıkacak karşına, ama unutmaki iyilik yapmak isteyenler de çıkacak. Kimi insanın yüreği karanlık, kimisinin aydınlıktır. Geceyle gündüz gibi! Dünyanın kötülerle dolu olduğunu düşünüp küsme, herkesin iyi olduğunu düşünüp hayal kırıklığına ugrama! Kendini koru kızım, insanlara karşı kendini koru!”