A. Almira Mergen

A. Almira Mergen
@Aslimergen_
49.ŞAFAK Şimdi raflarda! ig: almirayaziyor Tt: 49.safakedit
Yazar
15 Ağustos
167 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Sıradan bir kahvaltı :)
“Uzaylı diye bir şey yok kızım,” diye atıldı babam. “Bunların hepsi düzmece.” Ağzındaki zeytin çekirdeğini çıkarıp tabağının kenarına bıraktı. “Bırak bunları araştırıp haber yazmayı. Sen memleket sorunlarından devam et. Anlat, ülkemizin ne hale geldiğini yaz. Okusunlar. Ben arkandayım.” “Baba biliyor musun uzaylıların varlığı eski medeniyetlerin yazıtlarında geçiyor?” “Yok yahu nerede geçiyormuş?” diye küçümsedi beni. Babama okuduğum bazı kitaplardan alıntı yaptım. “Bunlar Sümer Tabletlerinde yazanlar.” Babam ağzındaki lokmayla öylece suratıma bakıyordu. “Şimdi buradan evrenin yaratılışına bir giriş yaparım, kaçma kaçarsın.” Dedi homurdanarak. Zaten babamla bir türlü orta yolu bulamıyorduk. “Kızım, çocuğum fazla düşünme bunları sonra kafayı yersin.” “Pentagon yakın zamanda yeni bir görüntü paylaştı baba.” Dedim ısrarla üstüne gidiyordum, çünkü hep böyle yapıyordu. “Ve bu kendileri tarafından onaylandı. Ayrıca Dünya Dışı Yaşamın gerçekliği her gün biraz daha-” “Hay dünya dışı yaşamının…” Diyerek sözümü kesti. “Geçsinler o işleri. Daha önce de böyle zırvalıklar paylaşmışlardı.” diye yanıt verdi. Babam bazen çok sinir bozucu olabiliyordu. “Uzaylı mı görmek istiyorsun, Ogeday’a bak.”
Umay Ülgen·Kitabı okuyor
Reklam
Babalar genelde aynıdır
Babamın mavi gözleri birden alev alev yandı. “İnsanları kaosa sürüklüyorlar. Tüm Orta doğu burada. Çık dışarıya bul bakayım bir tane Türk. Nereye baksam yabancı.” İç çektim. “Yok sabah sabah bu kadar sorunu kaldıramayacağım.” “Bir de sanki teknoloji olarak çok gelişmişiz gibi kafamızda dronlar uçuşuyor.” “Dronlar yıllardır tepemizden geçiyor baba.” Sinirim bozulmuş vaziyette sırıttım. “Sadece son beş yıldır sayı olarak artışa geçti o kadar.” “Geçen gün trafikte o puşt yüzünden ceza yedim,” dedi Dronlardan birini kastederek. Annem “Sen de hız yapmasaydın.” diye homurdandı. “Hatun, sinirlendirme beni. Doksanla gidiyordum ne hızı?” Anneannem çayını ağzına götürürken annem gibi homurdandı. “İki yüz doksandır o.”
Yıl 2030 olsa bile değişen hiçbir şey yok
Bizim asla birebir karşılaşamayacağımız insanlar tarafından adeta bir kukla gibi yönetilen bu dünya, git gide yok oluyordu. Ve hiçbirimizin bunu durduracak gücü yoktu. Hayır! Gücümüz vardı sadece onu gösterecek cesaretimiz yoktu. Onca acı çeken masum canlar; hayvanlar, ağaçlar, çocuklar, kadınlar ve adamlar... İyi olan herkes acı çekiyordu ve zalim olanlar çimentosuna gözyaşları katılmış, tuğlaları kul hakkından yapılmış gökdelenlerde sefa sürüyorlardı. Ben de hatalıydım. Bu sessizliğe ortak olanlar kadar suçluydum! A. Almira Mergen
Alıntı
49. Şafak
“Sıradan şeylerden kastınız nedir? Bugün ülkede kaç kadın öldürüldü ya da kaç hayvan işkenceye maruz kaldı? Kaç vatan evladı öldürüldü? Ya da ülke olarak Türklük değerimiz her geçen gün nasıl değer kaybediyor? T.C. ibaresi geri gelecek mi? Ülkemizdeki öz vatandaşlarımızın sayısı her geçen gün nasıl azalıyor? Bunları mı demek istiyorsunuz? Bunlar mı sıradan? Her gün haberleri yapılıyor tabii doğru kanallar aracılığıyla ile takip ederseniz. Bunları yazdığım da bileklerime kelepçe takılmayacağının garantisini de verir misiniz bana?” Dilinin ucuna gelen kelimeleri zor zaptediyor gibi görünüyordu. “Biliyor musunuz, çok sevdiğim bir söz var,” diyerek konuşmaya kaldığım yerden devam ettim. “Düşüncelerini bile özgürce dile getiremediğin bir toplumda yaşıyorsan eğer, orada yanlış olan çok şey var demektir.” Bu annemin yazmış olduğu kitabından bir alıntıydı. A. Almira Mergen
Alıntı
49. Şafak
Bu kitabı yazarken bazı şeylere ihtiyaç duydum. Hayalimdeki tüm o karakterleri somut bir hale getirmeliydim. Nitekim öyle de oldu. Hepsini tek tek tasarladım. İnsanlar bana bu kişilerin gerçek isimlerini soruyor :) Gerçekte böyle kişiler yok diyorum :) A. Almira Mergen
Alıntı