Şu adama bir çatayım dedim içimden, söylemeliydim düşündüklerimi. Bir kavgadır çıkardı. Biliyorum, otobüstekilerin çoğu da ondan yana olurdu. Canı istemiş de sarımsak yemiş o adamcağız! Ne karışırmışım ben? Belki de alaturkacılık, alafrangacılık tartışması açarlar, bana zübbe derlerdi. Göze alamadım. Ama almalı göze, dayak yemeyi bile göze almalı. Kimsenin işine, keyfine karışmak değildir bu, insanları biraz da ötekini berikini düşünmeye, şunu bunu rahatsız etmekten çekinmeye çağırmaktır. Bana öyle geliyor ki, bu da bir yurttaşın başlıca ödevlerindendir. Böyle kavgaları, tartışmaları, bu uğurda dayak yemeyi göze almazsak, bu ülke sarımsak kokusundan kurtulamaz. Yani bu toplumun insanları yalnız kendilerini düşünüp başkalarına aldırmamaktan, bütün kötülüklerin anası olan bu huydan silkinemez. (Nurullah Ataç- Günce'den Alıntı)