Zorluklar bazen insanı tutarsızlığa mecbur bırakır ve ondan beklenenin tam aksine tavırlara iter.Gerçekliği inkarın bir yolu da aklın ve mantığın söylediğinin zıddını yapmaktır.Hayatımızı kaplayan yeisten,kara bulutlardan kaçabilmek için gerektiğinde gerçekliğin en yalın ve saf haliyle bile göz göre göre çelişmeyi,çatışmayı yahut onu büsbütün yok saymayı kabulleniriz.
“Geri dönmek çok sık çeliyor insanın aklını,unutmanın yolu mayın tarlası gibi bir şey.Her şey sana onu hatırlatıyor,hep bir acaba yeniden denesek nasıl olur hissi yokluyor kalbini.’Bir mesaj mı atsam ? ‘diyorsun.Kapısına gitsem mesela ne der?duramıyorsun yerinde.Ama giderek uzaklaşıyorsun ondan.Geri dönmek anlamsız bir hayale dönüşüyor bir noktada.Umut bitince dönmenin bir anlamı kalmıyor çünkü.Bakıyorsun dönebileceğin bir yer değil artık orası ,kendini mecburen yeniden düzenliyorsun.Kalp de soğuyor bir gün.Yaşamaya devam edebilmek için buna mecbur çünkü.”