Böylece,Tuğrul Bey ve Alparslan’la başlayan,Fatih Sultan Mehmet’le gelişen laikleşme süreci,Atatürk’le noktalanıyor ve Türklerin İslama evrensel katkısı olarak,dünya tarihindeki yerini alıyordu.
Bizanslılar,1204’teki bu felaketi hiç unutmayacaklar ve sonraki asırlardaki Türk ilerleyişi karşısında Katolik dünyasından yardım istemek yerine Ayasofya’da kardinal külahını görmektense,Müslüman sarığını tercih ederiz,diyeceklerdi.
“Ne var ki ,normal çocukların canavarlara dönüşmesine katkıda bulunan çocukluk örüntülerini,istismarı ve aşağılanmayı sorgulamak,hâlâ toplumun ihmal ettiği bir meseledir.”