DİKKAT:Spoiler İçerebilir!!!
Bazıları için hayat çok monoton çok sıkıcı ve çok yoğundur:Kalk,Kahvaltı yap,çocuğu okula bırak,işe git,çalış,eve gel,yemek ye,yat,Kalk,Kahvaltı yap,çocuğu okula bırak,işe git,çalış,eve gel,yemek ye,yat...Böyle gider işte.Ama bazı insanlar vardır ki çok özel ve nadirlerdir.İşte bunlar her şeye rağmen yaşama sevincine sahip olanlardır.Kitabımızda da bu ÖZEL insanlardan biriyle tanışıyoruz:Petey...
Petey beyin felciyle doğar ama doktorların yanlış teşhisleri yüzünden zihinsel engelli kabul edilir.Ailesi onu bir akıl hastanesine bırakır.Evet yanlış duymadınız:Bir akıl hastanesi!
Petey bununla yılmaz.Dedik ya o çok özel bir insan yaşama sevinciyle dolu.Bu yüzden orada birçok arkadaş edinir.Bazıları onun zihinsel engelli olmadığını anlatmaya çalışır ama nafile.Doktordan daha iyi mi bileceksin deyip onları dinlemezler.
Günler günleri,yıllar yılları kovalar.Petey artık yaşlanır.Sonra bir gün birlikte büyüdükleri en yakın arkadaşından yani Calvin'den ayrılır Petey.Calvin de yaşlanmıştır ve onu başka bir yere göndermişlerdir.Petey için ne kadar zor değil mi! Yanlış teşhis sonucu zihinsel engelli kabul ediliyorsun ,akıl hastanesine getiriliyorsun, çoğu insan seni anlamıyor, seni anlayan insanlardan da ayrılıyorsun.Vay be!
Çok geçmeden Calvin gibi Petey'i de götürürler.Onu bir huzurevinde bırakırlar.Petey'in kalbi kırıktır çünkü en yakın arkadaşları yoktur yanında.İncinmiş kalbini yormamak için çok arkadaşlık kurmaz.Ancak bu durum sadece Trevor Ladd adlı bir çocukla tanışana dek geçerlidir. Bu çocuk Petey'in hayatını değiştirir:Çok uzun uğraşlar sonucunda ona yeni bir tekerlekli sandalye alır,onu Calvin'le buluşturur ve onu anlar.Tabii Petey de Trevor 'a çok önemli bir şey öğretir:Hayatı sevmesini.Her şeye rağmen mutlu kalabilmeyi öğretir