Eğer modern insanın üretim gücü, mağara insanınkinden bin kat daha yüksekse, o zaman neden bugün Birleşik Devletler'de yeterince beslenemeyen ve konut bulamayan on beş milyon insan ve fabrikalarda çalışan üç milyon çocuk işçi bulunuyor? Bu ciddi bir suçlamadır. Kapitalist sınıf, toplumu iyi yönetmemiştir. Bu gerçekler karşısında, yani çağdaş adamın, mağara adamından daha kötü koşullar içinde yaşadığı ve onun üretici gücünün mağara adamınınkinden bin kat daha fazla olduğu gerçeği karşısında, kapitalist sınıfın toplumu iyi yönetmediği sonucundan başka bir sonuç çıkarmak imkânsızdır. Kötü yönettiniz üstatlar, bencilce yönettiniz. Şu anda, yani bu gece, ne siz benim bu suçlamama bir cevap verebilirsiniz, ne de sınıfınızın topu Birleşik Devletler'deki devrimcilere cevap verebilir. Cevap veremezsiniz. Size cevap vermeniz için meydan okuyorum. Ve dahası, sözlerimi bitirdiğimde de cevap veremeyeceksiniz. Başka konularda iyi laf yapan diliniz bu konuda dolaşacaktır.
Öncelikle kitapta çok fazla Marksizm'den izler olduğunu söyleyebilirim, Marksizm'e ilgisi olan bu kitabı okuyarak başlayabilir bence. Romanda 1917 Ekim Devrimi öncesi Rusya'da kapitalizmin meydana getirdiği sömürü ve sefalet anlatılıyor. Yazar, işçilerin ve köylülerin zorluklarını genç işçi Pavel ve annesi Nilovna üzerinden anlatıyor. Normalde, eşinden şiddet gören, bir ev hanımı olan Nilovna karakteri, kocasının ölümüyle ve oğlunun devrimci örgütlere girmesiyle oğluyla devrim mücadelesine birlikte katılmış, bilinçlenmiş ve ev hanımı rolünden çıkıp "Ana" olmuştur. Bildiriler dağıtarak halkı bilinçlendirmeye çalışmıştır.
Hem sosyolojik, hem politik birçok gönderme var kitapta. Kitabın dili ise yalın ve akıcıydı, okumanızı öneririm.
AnaMaksim Gorki · Venedik Yayınları · 201634,4bin okunma