Nida Yıldırım

Nida Yıldırım
@Asosyal1okuyucu
Umma ki küsmeyesin..
Paramedik
Paramedik
10 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
Ya tam açacaksın yüreğini, ya da hiç yeltenmeyeceksin! Grisi yoktur aşkın; ya siyahı, ya beyazı seçeceksin. (Şems-i Tebrizi)
Reklam
“Hayatımı aydınlatan o fener sonsuza kadar sönmüştü, şimdi artık derin bir karanlık içinde adımlıyordum.”
Sayfa 34
Alıntı
“O donuk ve ifadesi sima, gözlerimin önünde hiç olmadığı kadar güçlü bir şekilde belirmeye devam etti.” Ona olan nefretim katlandı..
Edebiyat
“O bir kez baksa bende hiçbir gizem, hiçbir sır kalmayacak, hepsini alıp götürecekti” demişti Sadi Alışık; korkarım ki o bakış anlamını yitirmeye yüz tutmuştu…
Aşk
9 Nisan 1951 tarihinde intihar ederek yaşamına son veren Sadık Hidayet’in ölümünü, 25 yıllık arkadaşı şu şekilde anlatmıştır: “Paris’te günlerce, havagazlı bir apartman aradı, 9 Nisan 1951 günü dairesine kapandı ve bütün delikleri tıkadıktan sonra gaz musluğunu açtı. Ertesi gün ziyaretine gelen bir dostu, onu mutfakta yerde yatar buldu. Tertemiz giyinmiş, güzelce tıraş olmuştu ve cebinde parası vardı. Yakılmış müsveddelerin kalıntıları, yanıbaşında yerde duruyordu.” Doğu’nun Franz Kafkası olarak bilinen Sadık Hidayet, en bilinen romanı Kör Baykuş’ta ruh durumunu şu şekilde ifade etti: Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar. Kimseye anlatılmaz bu dertler. Çünkü henüz çaresi de, devası da yok bu dertlerin. Düşündüm, herkesin gökyüzünde bir yıldızı varsa, benim yıldızım uzak, karanlık, anlamsız olmalı. Belki de hiç yıldızım olmadı. İçimde müphem bir arzu: Bir deprem olsa da, bir yıldırım düşse de, sakin pırıl pırıl bir dünyaya yeniden doğsam? Azap çeken bir ruh gibi bekliyor, kolluyor, arıyordum, lakin boşuna! Dünya,ıssız yaslı bir ev gibi görünüyordu gözüme ve ben bağrımda bir acı duyuyordum. Bana göre değildi bu dünya; bir avuç yüzsüz, dilenci, bilgiç, kabadayı, vicdansız, açgözlü içindi; onlar için kurulmuştu bu dünya. Gönlümde düğümlenen bir şeydi bu ıstırap, bu kederli hal; kasırgadan az önceki havayı andırıyordu. Hissettim ki benim düşüncelerim de dayanıksız bir avuç kor gibidir, kül olmuştur, bir üflemeye bakar. Birbirine ters düşen öyle çok şey gördüm, birbiriyle çelişen öyle çok şey duydum ki! Artık hiçbir şeye inanmıyorum. Bazı kimselerin ölümle savaşı daha yirmisinde başlar; birçokları da yağı bitmiş lambalar gibi, sessiz yavaş, ecelleriyle sönerler. Yalnız ölüm yalan söylemez! Ölümün varlığı bütün vehim ve
Aşk
Reklam