Kitabın başları çok yavaştı. Olay örgüsü bir türlü ilerlemiyor, kurgu beni içine çekmiyordu. Bunun getirisi olarak ilk on beş bölümü iki hafta gibi bir süre de zar zor bitirdim. Ancak sonlara doğru konu açıldı ve olay örgüsü fazlasıyla akıcı bir hâl aldı. İnshara ve Jezara’nın olduğu sahneleri okumak çok keyifliydi.
Sevmediğim kısımlara gelecek olursak:
- North’a bayıldığımı söyleyemeyeceğim. Gökkubedeyden içerisinde olduğu “ilişki” bence rahatsız ediciydi. Nimhara gibi bir tanrıçanın yanına yakışmadığını düşündüğüm çok fazla kısım oldu. Aklı başında bir prens değilde, babası okul sahibi olan bir liseli gibi gelmişti gözüme çoğu zaman.
- Kitap, iki farklı yazar tarafından yazılmış. Bir bölüm Nimh’in ağzından okurken diğer bölümde North’un ağzından okuyoruz. Yazarların kalemleri farklı -doğal olarak- bu da iki farklı yazar tarafından yazılmış olduğunu iyice kavramamıza neden oluyor. Hangi yazarın hangi karakteri yazdığını bilmiyorum ama Nimh’in anlatımını daha çok beğendiğimi söyleyebilirim. Dil kopukluğu çok göze batmasa da dikkat edilirse fark edilir türdendi.