Taleb'in Antifragile'da yazdığı gibi, "Gelişigüzelliğe, karışıklığa, maceralara, belirsizliklere, kendini keşfetmeye, travmatik olaylar duymaya ihtiyacımız var.
Japonlar kusurlu ya da kırık bir çay fincanına büyük değer verir. Kusurlu, eksik ve kısa ömürlü şeyler gerçekten güzel olabilir, çünkü gerçek dünyaya benzeyen sadece onlardır.
Direğe iple bağlanan bir eşek kendini kurtarmak için direğin etrafında dönüp durunca direğe daha yapışık, hareket edemez halde kalır. Aynı şey kendi korkularından ve rahatsızlıklarından kurtulmaya çalışıp acılarına daha fazla saplanan obsesif düşünme biçimine sahip insanlar için de geçerlidir.
100 yaşına girmekte olan Ogimi’nin şarkısı:
Sağlıklı ve uzun bir yaşam sürmek için
Hoşlandığın şeylerden az az ye
Erken yat,erken kalk ve sonra çık yürüyüşe.
Her günü sükunetle yaşa ve keyfini çıkar yolculuğunun.
Sağlıklı ve uzun bir yaşam sürmek için
İyi geçinelim arkadaşlarımızla,
İlkbahar,yaz,sonbahar,kış
Her mevsimin mutlulukla çıkartırız tadını.
Parmaklarımızın ne kadar yaşlandığına takılmamak işin sırrı
Onları çalıştırmaya devam ettirirsen,kutlarsın yüzüncü yılını.