Ben şimdi, yedi mühürlü çekmecede bin yıl hapisten sonra hürriyete kavuşan Süleyman Peygamberin ruhu gibiyim. Biz upuzun bir özlemden sonra -çünkü ben sizi çoktandır tanıyordum- birbirimize kavuştuk.
Ne gördün bütün kapıların birer birer kapandığı bu dünyada? Hangi kusurunu düzeltmene fırsat verdiler ? Son durağa gelmeden yolculuğun bitmek üzere olduğunu haber verdiler mi sana ? Birdenbire , ‘ Buraya kadar!’ Dediler. Oysa, bilseydin nasıl dikkatle bakardın istasyonlara; pencereden görünen hiç bir ağacı, hiç bir gökyüzü parçasını kacırmazdın. Bütün sularda gölgeni seyrederdin. Üstelik, daha önce haber vermiştik, derler onlar. Her şeyin bir sonu olduğunu genel olarak belirtmiştik.