İnsan,kendi içinde hem okyanus hem de kum tanesidir.Bazen derinliklerinde kaybolur,bazen yüzeyde parlayan ışıklarıyla umut olur.
Her birimiz,içimizde taşıdığımız çelişkilerle birer hikâye yazıyoruz;bazen sessiz,bazen yüksek sesle.
Hayat,bize öğrettiği derslerle değil,onlarla yüzleşme cesaretimizle büyütür bizi.Korkularımızla barıştığımız an,gerçek özgürlüğün kapısı aralanır.
İyi insan olmak ise bir seçimdir-kolay olduğu için değil,zor zamanlarda bile sadık kalınabildiği için değerlidir.
Ve unutma: insanların en unutulmaz izleri,söyledikleri sözlerle değil;yaptıkları eylemlerde,sessiz kalışlarında ya da en zor anlarda gösterdiği duruşlarda saklıdır.
Bir bakışı,bir tebessümü,bir ‘dur’demeyi bile anlamlandırabilmek,insan olmanın en güzel tarafıdır.
İnsanlığı keşfetmek,yalnızca başkalarını anlamak değil;önce kendi içindeki karanlık ile aydınlık arasında kurduğun köprüyü görmekle başlar.
Çünkü insan,kendi ışığını bulduğunda başkalarının karanlığını da aydınlatabilir.
Hayat kısa;ama anlamı derin.
Ve sen ne kadar derin düşünür, ne kadar dürüst yaşarsan,o kadar çok insanın kalbine dokunursun.
İyi yaşa,
Cesur sev,
Merhametle yaklaş-çünkü insan olmak,en büyük sanat.