Duygulanımın yoğunluğu çok şiddetlidir. Her şey, bir bütün olarak tek bir noktaya bası yapar.… Bu yüzden duygularımızın üzerine bir başkasıyla konuştukça, defterlere yazdıkça, yani onları dile tercüme ettikçe, bası yaptıkları mekanı ve zamanı genişlettiğimiz için onların şiddetli basısının yoğunluğu düşer, onlara tepki verme zorunluluğu yavaş yavaş ortadan kalkar
Yaşam, kavram icat edebilmeye dayanan bir pratiktir. Kendi kavramlarını icat etmeyenler, başkalarının kavramlarında daraltılırlar. Kendilerine yaşam olanakları açmak yerine, başkalarının kurguladığı yaşam olasılıklarına sıkışırlar