Dünyanın düz olduğuna inanılan , mikropların bilinmediği , ilkel bir emekleme çağında değil miydi ? O zaman hangisi gerçek? Bugüne ışık tutan , ölmeyen ve hiç ölmeyecek olan hikayeler mi , yoksa ilkel bilim mi ?
Sanki evrende tek başına kalmışım gibi.Neden bilmem, şairlere aşıklara yürek kanırtıcı ilhamlar veren dolunay bana bir ameliyat masası ışığı gibi gelir hep.