“İnsanın sevgilisinin adını anarak öldüğü, sevgili bir dostuna pomatlı ya da pomatsız bir tutam saç bıraktığı yıllar çoktan geride kaldı benim için. Yakın bir ölüm aklıma gelince yalnız kendimi düşünüyorum. Bazıları bunu bile yapmazlar. Yarın beni unutacak, daha kötüsü, hakkımda yalanlar uyduracak dostlardan, başkalarını kucaklarken bir ölüye karşı kıskançlık uyandırmamak için arkamdan gülecek kadınlardan bana ne? Hayatın kasırgası içinden birkaç fikirle çıktım ben, duygu aramayın. Uzun süredir kalbimle değil kafamla yaşıyorum zaten. Kendi tutkularimi ve davranışlarımı dikkatle inceliyorum, ilgiyle ama hep dışarıda kalarak.
Alın size, işte insanlar! Hepsi böyledir. Bir davranışın kötü yanlarını önceden bilirler. Size yardım ederler, öğüt verirler, hatta başka çıkar yol olmadığını görerek desteklerler bile sizi ama sonra işin içinden sıyrılıverirler ve bütün sorumluluğu yüklenmek cesaretini gösterenden öfkeyle yüz çevirirler. Hepsi böyledir, en inceleri, en zekileri bile.
Bazen kendimi çok küçük görüyorum... Belki de başkalarını küçümsemem bu yüzdendir. Soylu davranışlarda bulunamıyorum. Kendi gözümde gülünç olmaktan korkuyorum. Benim yerimde başka birisi olsa genç son coeur et sa fortune' hemen sunuverirdi ama “evlenme" kelimesinin benim üstümde gizemli bir etkisi var. Bir kadını ne kadar seversem seveyim, kendisiyle evlenmek zorunda olduğumu bana hissettirirse ne aşk kalır ne bir şey! Yüreğim taş kesilir ve hiçbir şey onu eski sıcaklığına getiremez. Bu fedakârlığın dışında her fedakârlık istenebilir benden. Yirmi kere hayatımı ya da namusumu ortaya koyabilirim ama özgürlüğümü asla! Neden bunca değer veriyorum ona? Bana ne iyiliği dokunuyor? Kendimi neye hazırlıyorum? Gelecekten ne bekliyorum?.. Aslında hiç. Bu benimki, içten gelen bir korku, silinmez bir önsezi.
Karşı çıkmak, vazgeçemediğim bir tutkumdur, zaten bütün hayatım üzücü ve kırıcı bir karşı çıkmalar zincirinden ibaret, gerek duygularıma gerek mantığıma. Taşkın birinin yanında buz kesilirim; galiba ancak çekingen, donuk biriyle kuracağım yakın bir ilişki tutkulu bir hayalperest çıkarabilirdi benden.