Muammalı ve her ihtimale gebe olan günleridir. O günler ki, ertesi sabah güneş doğarken, kimin ne olacağı bilinmez...
Mustafa Kemal İsmet Paşayı işte böyle bir günde buldu. Fakat Mustafa Kemal bir hesap adamıdır. Bozgunlar, belirsizlikler, onun başını döndürmez. Ortada madem ki bir vaziyet vardır. O halde bu vaziyet'in, her halde bir çözüm yolu da olacaktır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Büyük Millet Meclisi Reisi Mustafa Kemal Paşa hazretlerine”,
<<Zulüm ve istibdat dünyasının en zalimane hücumlarına karşı, yalnız ve şaşkın kalan milletimizin maddî ve mânevî bütün kabiliyet ve kuvvetlerini ruhundaki ateşle toplıyan ve harekete getiren Büyük Millet Meclisinin Reisi Mustafa Kemal Paşa!»
Garp Cephesi Kumandanı İsmet
<<- Milletimizin hayat hakkını, istiklâl hakkını, cihan-ı medeniyette, hür ve eşit haklarla yeralması hakikatini kabul etsinler, bu iş derhal sona erer» Mustafa Kemal
Halbuki usta, cesur bir askerdi. Çanakkalede muzaffer oldu. Anadolu'da meydan muharebeleri kazandı. Fakat savaş tanrısına hiçbir zaman tapmadı. Son savaşından döndükten sonra, üniformalarını çıkardı ve bir daha giyinmedi. İstiklâl madalyasından başka bütün madalyalarını reddetti. Harbi değil, sulhu özledi. Düşmanlarına gelince, onları, daha yendiği gün affetti.
Millî mücadelede Mustafa Kemal ve arkadaşlarının, dağılmış ve tükenmiş bir ordu kalıntısından, muntazam ve muzaffer bir ordu yaratmak için geçtikleri yolun hikâyesi budur.