Aynı şeyin, tam olarak aynı şeyin, ona nasıl baktığımız,onu hangi zihinsel bağlama oturttuğumuza bağlı olarak bize kendimizi bu kadar farklı hissettirmesi ne tuhaftı.
Neden on sekiz yaşında isyankar, otuzunda ılımlı, kırkında geri dönüştürülmüş oluyoruz? Tam tersini hayal ediyorum, hayat ilerledikçe başkaldırış da artsa, yaşlılığın en önemli özelliği olana kadar gelişmeyi bırakmasa mesela. Ama ihtiyarlar ne yapıyor? Dünyanın halinden yakınacaklarına, kalp ağrılarına, küçük acılarına sızlanıyorlar.