Bir hapishane bir topluluktur ve bunun iyi bir kanıtı da bizim belediye hapishanemizde gardiyanların da tutuklular gibi hastalığın bedelini ödüyor olmasıydı. Vebanın tepesinden bakınca, müdürden en son tutukluya kadar herkes mahkûmdu ve belki de ilk kez olarak hapishaneye mutlak bir adalet egemendi.
Rastlantı olarak eğer aramızdan birisi içini dökmeye yada duygularıyla ilgili bir şeyler söylemeye çalıştığında aldığı yanıt, ne olursa olsun, çoğu zaman onu yaralıyordu. Gerçekte o, düşünmeyle ve acıyla geçmiş uzun günlerin derinliğinden çıkıp kendini anlatıyordu; karşısındakine aktarmak istediği imge bekleyişin ve tutkunun ateşiyle uzun süre pişmişti. Oysa öteki, tersine, alışılmış bir heyecan, çarşıda pazarda satılan türden bir acı, sıradan bir melankoliyi aklına getiriyordu.