"... Spinoza dönüp bir öğretmenin genç bir öğrencisiyle konuşacağı gibi yumuşak bir sesle konuşuyor. ``Söyle bana Jacob, Tanrı'nın mutlak güce sahip olduğuna inanıyor musun?''
Jacob başıyla onaylıyor.
``Ya Tanrı'nın mükemmel olduğuna? Kusursuz olduğuna?''
Jacob yine onaylıyor.
``O halde mükemmel ve kusursuz bir varlığın, doğası gereği ihtiyaçları, yetersizlikleri, istekleri veya arzuları olmadığını da kabul ediyorsundur. Öyle değil mi?''
Jacob biraz düşünüp tereddüt ettikten sonra temkinli bir ifadeyle onaylıyor. (...)
``Bu durumda'' diye devam ediyor Spinoza, ``Tanrı'nın onu nasıl yücelttiğimiz, hatta bunu yapıp yapmadığımız konusunda bile bir isteği olmadığını söyleyebilirim. O halde izin ver de Tanrı'yı kendi tarzımda seveyim, Jacob.''"