Son olarak, dünyanın dört bir yanından otuza yakın araştırmacının ortak çalışmaları üzerine kurulu World Top Incomes Database (WTID: Dünyanın En Yüksek Gelirleri Veri Tabanı), gelir eşitsizliğinin geçirdiği değişim konusunda günümüzün en büyük veri bankasıdır ve bu kitapta kullanılan tüm kaynakların içinde ilk sırada yer almaktadır.
Bu kitap, zenginliğin paylaşımının tarihsel dinamiklerini incelememizi sağlayan başlıca iki tür kaynağı temel alıyor: İlk gruptakiler geliri ve gelir paylaşımındaki eşitsizlikleri; diğer gruptakiler ise, serveti ve servet paylaşımını ve servetin gelirle ilişkisini gösteren kaynaklardır.
Gelir eşitsizliklerinin dinamiklerini doğru bir biçimde analiz edebilmek ancak uzun vadeli bir perspektifle gerçekleştirilebilir ve bu uzun vadeli perspektifi de sadece vergi kayıtları sağlayabilir.
Eşitsizlik sorununu ekonomik analizin merkezine yerleştirerek, 19. yüzyıldan beri yanıtsız kalmış soruları yeniden sormanın zamanı çoktan geldi. Paylaşımı analizin merkezine yeniden yerleştirebilmek için, geçmişteki evrimi ve mevcut eğilimleri en iyi şekilde anlamamızı sağlayacak azami tarihsel veriyi bir araya getirerek işe başlamak gerekiyor. Öncelikle olguları ve eğilimleri sabırla belirlemek ve farklı ülkelerin tecrübelerini karşılaştırmak zorundayız, ancak bu sayede süreci etkileyen mekanizmaları daha iyi anlamayı ve geleceğe dair aydınlanmayı umabiliriz.
21. yüzyılın başında bir bakıma biz de 19. yüzyıldaki gözlemcilerin durumundayız: Çarpıcı dönüşümlere tanık oluyoruz ve bunun ne zamana kadar böyle süreceğini bilmek kadar, gelecek yıllarda zenginliğin küresel paylaşımının hem tek tek ülkelerin içinde hem de farklı ülkeler arasında neye benzeyeceğini söylemek de çok zor. 19. yüzyılın ekonomistleri takdiri şu sebeple fazlasıyla hak ediyorlar: Onlar, paylaşım sorununu ekonomik analizin merkezine yerleştirmiş ve uzun vadedeki eğilimleri incelemeye çalışmışlardı. Yanıtları belki her zaman tatmin edici değildi, ama en azından doğru sorulan soruyorlardı. Büyümenin kendiliğinden dengeye kavuşacağına inanmak için hiçbir temel dayanağa sahip değiliz.