Ares ares

Ares ares
@Ates8
Bilim, kendimizi ve başkalarını kandırmamanın en gerçek yoludur.
Temel sav, sekülarizmin yanlış olduğu değil, bizlerin çok sık olarak kötü bir biçimde seküler düzene geçmiş olmamız; uygulanamaz düşüncelerden kendimizi kurtarırken inanç sistemleri­nin en yararlı ve çekici parçalarının bazılarından hiç gerekmediği halde vazgeçerek kötü bir seküler düzen yarattık kendimize.
Kitap Alıntısı
Reklam
Ateistler, dinin sömürgeleştirme sürecini tersine çevirme mücadelesiyle karşı karşıyalar; dini kurumların kendilerine ait gördükleri, ama gerçekte onlara ait olmayan düşünce ve ritüel­leri onların elinden alma mücadelesi bu. Örneğin, Noel'le ilgili güzel şeylerin çoğunun İsa'nın doğumuyla hiçbir ilgisi yoktur. Noel'i oluşturan topluluk, kutlama ve yenilenme temaları Hıristiyanlıktan çok daha önce de vardı; ancak Hıristiyanlık bu tema­ları yüzyıllar boyunca yarattığı bir bağlamın içine hapsetti. Ruhsal gereksinimlerimizin üzerini kaplayan dinin o özel boya­sından kurtulma zamanı geldi. Ruhsal gereksinimlerimizin ye­niden keşfedilmesi ve açıkça ifade edilmesi için gerekli anahtar, çelişkili bir biçimde dinlerle ilgili çalışmaların elinde olsa da öz­gürleşme zamanı çoktan geldi.
Kitap Alıntısı
Modem ateistlerin yanlış bir dü­şünceye kapılıp, kesinlikle Hıristiyanlığa özgü görüp kaçındıkları paganlara özgü sayısız uygulamayı Hıristiyanlık o ilk dönemle­rinde kendi içine almayı başarmıştı. Yeni inanç sistemi, kış ortası kutlamalarını alıp onları Noel adında yeni bir pakete soktu. Fel­sefe topluluklarının Epikürcü anlayışla birlikte yaşama idealini kendi içine aldı ve onu bugün manastır hayatı adını verdiğimiz birlikte yaşama biçimine dönüştürdü. Eski Roma İmparator­luğu'nun harap kentlerinde bir zamanlar pagan kahramanlara ve temalara ayrılmış olan tapınakların çatılarına yerleşmekte de hiçbir mahzur görmedi.
Kitap Alıntısı
Ahlak sözcüğünden korkar hale geldik. Bir vaaz dinleme düşüncesi bile hoşnutsuzlukla söylenmemize yol açıyor. Sanatın duyguları coşturduğu ya da etik bir misyonu olduğu görüşünden kaçar olduk. Bu kadar çok şeyden vazgeçerek dinin, mantıklı olarak tüm insanlığa ait olması gereken deneyim alanlarını kendi egemenliğinde görmesine izin verdik; şimdi bu alanları yeniden seküler dünyanın içine almak için harekete geçmekten çekinmemeliyiz.
Kitap Alıntısı
Tanrı'nın var olmadığına inanmaktan hiç vazgeçmedim. An­cak dinle,onun doğaüstü içeriğini onaylamak zorunda kalma­dan ilişki kurmanın bir yolu olabileceği düşüncesi sayesinde özgürleşmeyi başardım. Ölümden sonraki hayat ya da gökyüzünde yaşayan kutsal varlıklarla ilgili kuram­lara inanmaya şiddetle karşı çıkmaya devam edebilir, bu sırada da müzik, binalar, dualar, ritüeller, yortular, tapınaklar, hac yol­culukları, yemek törenleri, dini inançların anlatıldığı resimli el­ yazmalarıyla ilgilenebilirdim.
Kitap Alıntısı