Ares ares

Ares ares
@Ates8
Bilim, kendimizi ve başkalarını kandırmamanın en gerçek yoludur.
Beğeni kültü­rel e§itsizlikler hiyerar§isinin bir parçasıdır.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bu toplumbilim incelemesinde, e§itsizlik ile e§itliğin tüm toplumsal ya§amın atkısı-çözgüsü olduğunu belirttim. Dahrendorf, bütün toplumlar­ da normlar olduğu iÇin, farklılığın değerlendirilmesinde e§itsizliğin kalıcı ve genel geçer olacağını söylemi§ti. Aynı §ey, yaygın kültür için de geçerli­dir. İnsanlar, edilgen kültür alımlayıcıları değildir yalnızca; tersine, sayısız değerlendirme, sınıflandırma ve değerleme ediminde bulunurlar. Kısacası, günlük ya§am, yeri geldiğinde nesneler ve ki§iler arasında hiyerar§iler yaratan ayrımlayıcı beğeninin kullanılmasını gerektirir. Bu beğeni kültü­rel e§itsizlikler hiyerar§isinin bir parçasıdır:
Sanayi toplumu, özellikle kültürel düzeyde, toptan 'kitle kültürü' adını verdiğimiz bir dizi kurumdan yayılan e§itlikçi bir ideal yaratmaktadır. Bunun yanında, demokraside popüler kültür ile kitle kültürünün olumlu bir rolü vardır; çünkü, geleneksel statü ve adet hiyerar§ilerinin birçoğunu yok eden ya da çaptan dü§üren §ey kitle kültürüdür. Bu, İngiltere'nin ya da bir diğer sanayi toplumunun e§itlikçi olduğu anlamına gelmez. Sanayi toplumlarının temelde e§itsiz olduklarını çe§itli toplumsal boyutlarıyla ortaya koydum zaten. Ne ki toplumbilimciler, çoğu zaman, e§itliği göz ardı etmek üzere sırf e§itsizlikle uğra§mı§lardır. Kültürde ve toplumsal yapıda, ya bir adalet duygusu ya da ki§ilerarası gerçek bir e§itlik durumu yaratan süreçlere karşı duyarlı olmamız gerekir.
Bütün toplumlar , sınıf, statü ve güç bakımından e§itsizdir. Toplumsal tabakala§ma, kapitalizmde olduğu kadar sosyalist toplumlarda da mevcut­ tur. Devlet sosyalizminde ekonomik e§itsizliğin kaldırılması, statü ve saygınlık e§itsizliğinin §iddetlenmesine yol açacak ko§ullar yaratabilir kolayca. E§itsizliği yok etmeye yönelik olumlu giri§imler, ki§isel özgürlük ile toplumsal e§itlik arasındaki paradoksal ili§ki tarafından sarsılır genel­ likle. Ne ki, fırsat e§itliği ile diğer e§itlik biçimlerini birbirinden ayırmak önemlidir. Demokrasilerin çoğunda belli bir fırsat e§itliği ve §artlarda e§itlik düzeyine ula§ılmı§ olsa da, otoriter bir yönetimin dayatmaları olmaksızın sonuçlarda e§itliği sağlayabilecek bir toplum yaratmak, toplumbilim açısından sorunlu bir i§ gibi görünüyor. Hatta §artlarda e§itlik bile, özellikle zenginliğin aktarımı bakımından aile düzeninde önemli gedikler açılmasını gerektirir.
Bu sonuçlardan pek çoğu kötümser bulunabilir, ama toplumlarda e§it­liği te§vik eden birtakım süreçler de saptadım. Öncelikle, toplum kar§ılık­lılık ve alı§veri§ ili§kilerine göre yapılandığı sürece, adalet ya da hakkani­yet duygusu da toplumsal ili§kilerin zorunlu bir özelliği olarak çıkar ortaya. Bu nedenle, toplum yapısından doğan temel bir "adil alı§veri§" ilkesi vardır. İkincisi, kapitalizmde ki§isel tüketimin, demokratik yurtta§lığın ekonomik yönü olduğunu ileri sürdüm. Siyaset, sadece zorlamaya dayalı bir denetim değil, aynı zamanda, insanların istedikleri hedeflere ula§ma­larını sağlayan bir dizi kurumdur da. Aynı biçimde tüketim -Marx'ın deyi§iyle- bireyi kısıtlayan doğal zorunluluk değildir; zira çe§itli olumlu ve özgürle§tirici i§levleri vardır. Kitlesel tüketimin çe§itli veçheleri, e§it­likçi bir echos yaratır ve yapısal e§itsizliğin geleneksel görünümlerini, özellikle de statü e§itsizliklerini sarsar. Üçüncü olarak da, toplumsal gruplar ve hareketler, yurtta§lık aracılığıyla toplumsal katılımı artırmaya yönelik kalıcı toplumsal haklara ula§mak için ba§anlı hareketler koyarlar ortaya.