Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gene de, anılar gitgide uzaklaşıyor, bu kaçınılmaz ve ben de daha şimdiden birçok şeyi unuttum. Olayları anımsamak için şu satırları yazarken bile, zaman zaman paniğe kapıldığım oluyor. Çünkü birdenbire, belki de en önemlisini unuttuğumu anlıyorum. Kendime soruyorum, acaba bedenimin içinde karanlık bir yer mi var diye, uzak bir bölge, en önemli anılarımın üst üste yığılıp balçığa dönüştüğü bir yer.
Bir kitle tüketim kültürünün ortaya çıkması, tarih ve toplumbilim açısından, kitlesel eğitimin ve tekbiçimli öğretimin doğmasıyla yakından ilintiliydi. Öğretim ve toplumsalla§madaki bu tekbiçimlilik, modem e§it likçiliğin önemli bir bile§enidir. Modern teknolojinin karma§ıklığının artmasıyla birlikte i§bölümünde de büyi . i k bir geli§me olmu§, dolayısıyla öğretim ve becerilerin yenilenmesi gerekmi§ti. Sonuç olarak, sınıf fa rklı lıklarına rağmen, sosyo-ekonomik rollerin artan çe§itliliği ile görece standartla§mı§ bir eğitim ya§amının ortaya çıkması arasında hiçbir çeli§ki yoktur. Üniversite toplumsal ve mesleki hareketlilik yeteneğini artırdığı için, üniversite sisteminin -ba§ka ba§ka i§lere yarayan genel bir eğitimle bağlantılı- yüksek bir saygınlığı vardır. Gellner'in, ulusal bir eğitim siste minin geli§mesiyle yaratılan bilgi ve kültür standartla§masına önem veren yakla§ımı, eğitim toplumbilimcilerinin çoğunun kar§ı çıkacağı bir yakla §ımdır. Geleneksel sav §udur: İngiliz eğitimsistemindeki kurumsal bölün meler, kol emeğine dayanan ve dayanmayan meslek grupları arasındaki temel farkı yansıtır ve yeniden üretir; yani okul, topluma kök salmı§ sınıfsal ayrımların üretimini ve yeniden üretimini gerçekle§tiri r 17. Geliner'in savını desteklemek üzere, İngiliz eğitim sistemine ili§kin ilk ele§tirilerde öngörülenden çok daha yüksek bir toplumsal hareketlilik oranına ula§ıl dığı söylenebilir IS. Londra-Oxford-Cambridge mihveri hala İngiliz kültür ya§amına egemen olmakla birlikte, sava§ sonrası dönemde ta§radaki kent lerde yeni üniversitelerin kurulması, kültürün yerelle§mesine katkıda bulunm u§, bu da orta sınıflar arasında bir beğeni ve kültür tektiple§mesi yaratmı§tır. Üniversitenin, yapısı gereği ve zorunlu olarak muhaf a zakar olduğu söylenebilir; toplumdaki
Modern medya, kültürü önemsizle§tirdiği, geleneksel mükemmellik ölçütlerini sarstığı, hazcılığa, cinselliğe ve §iddete dayalı bir tüketim kültürünü cesaretlendirdiği gerekçesiyle ele§tirilmi§tir. Sağcı ve solcu ele§tiriler, ya geleneksel değerleri yıktığı ya da çalı§an sınıfın egemen ideolojiye boyun eğmesine neden olduğu için medyanın temelde tehlikeli bir §ey olduğu fikrinde bulu§urlar. Televizyona yönelik bu ele§tirilerde çoğu zaman, televizyon ve medyanın genelde bireyler üzerinde kayda değer bir olumsuz etkisinin olmadığını gösteren toplumbilim ara§tırmalarının bulguları hesaba katılmaz; medya, medyanın manipülasyonlarına direnen mevcut tutum ve kanaatlerden olu§ma bir §ebeke aracılığıyla alımlanırZB.
Toplumbilimciler ; ekseriyetle, modern ileti§im sistemlerinin olumsuz etkileri üzerinde durmu§, modern demokrasilerde öğreni ve kanıların yayılmasında televizyonun oynadığı önemli rolü dikkate almamı§lardır. Devletin yayın sistemi, azınlıkların ve özel toplulukların gereksinimlerini de kar§ılar; medyaya yönelik ele§tiriler, çoğu zaman, ticari kanallar ile devlet kanallarını birbirinden ayırt edememektedir. İngiltere özelinde alırsak, BBC'nin, sanat konusunda belli beğeni ölçütlerinin yerle§mesinde, halkı ilgilendiren konuların tartı§ılmasında, siyasi ya§amın ve toplumsal politikaların değerlendirilmesinde çok önemli bir eğitsel rolü olmu§tur.
Modern e§itlikçilik, çağda§ kitle ula§ım araçlarına çok §ey borçludur.
Ondokuzuncu yüzyılda demiryollarının geli§mesi, kitlelere ucuz ula§ım olanağı sundu ve geleneksel bağımlı, çalı§an sınıfların hareketsizliğini, ta§ralılığını ve yalıtılmı§lığını ortadan kaldırdı. Demiryolu hafta sonu gezilerini ve tatilleri olanaklı kıldı. Dolayısıyla, İngiltere'deki demiryolu sistemi, kendi ba§ına tektiple§tirici ve e§itlikçi bir kültür olan popüler sayfiye kültürünü yarattı sonuçta. Trenle yapılan geziler, dü§ük gelirli aileler için yeni bir dünya deneyimi ve serbestlik anlamına geldi. Örneğin 1848'de Whit Week'te Manchester'dan yüz altmı§ bin ki§i ucuz gezilere katıldı; bütün geç Viktorya dönemi boyunca tren gezileri, çalı§an sınıfın Scarborough ve Blackpool gibi tatil beldelerinde, e§siz bir heyecan, eğlence ve macera fırsatı sundu25. Yirminci yüzyılda kitle ula§ımının yarattığı e§itlikçi sonuçlar, Ford marka motorlu araçlarla bireyselle§en ula§ımın ortaya çıkmasıyla daha da geli§ti. Evin yanı sıra motorlu araç sahibi de olmak, modern demokrasilerin temel bir özelliği haline geldi. Çağda§ toplum kuramında motorlu araç, doğal ve toplumsal çevreyi bozmasından ötürü yoğun ele§tiriler aldıysa da, bu ele§tiriler, ki§isel özerkliğin bir simgesi ve aygıtı olarak motorlu aracın siyasal önemini gözden gizlemi§tir.
Fordizmi i§çileri denetlemenin bir yolu olarak gören ele§tiriler, ki§iselle§mi§ ula§ımın özgürle§tirici niteliğini göz ardı etmi§lerdir.