Ares ares

Ares ares
@Ates8
Bilim, kendimizi ve başkalarını kandırmamanın en gerçek yoludur.
Hasmının tavrını anlayamadığı için kuduruyordu. Tam bir aydan beri ona hakaret ettiği halde bir türlü ondan ceza görmüyor, onu öfkelendiremiyordu.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bugün artık, insanlığın tarihsel ilerleyişinin son ve en genel nedeninin üretici güçlerin gelişimi oldu­ğunu ve insanların toplumsal ilişkilerindeki sonraki değişimleri bu üretici güçlerin belirlediğini kabul et­memiz gerekir. Bu genel nedenin yanısıra özel neden­ler, yani, içinde belirli bir ulusun üretici güçlerinin gelişimini sürdürdüğü ve son çözümlemede kendisi de, bu güçlerin öteki uluslar arasındaki gelişiminin, yani aynı genel nedenin ürünü olan tarihsel ortam bulunur.
Demek ki, önder insanların kişisel özellikleri, ta­rihsel olayların tikel yanlarını belirler ve yukarıda işaret ettiğimiz anlamda rastlantı öğesi de bu olayların akışı sırasında her zaman belli bir rol oynar. Tarihsel olayların yönelimini son çözümlemede belirleyen ise, genel nedenler denilen, üretici güçlerin gelişimi ile toplumsal - ekonomik üretim süreci içinde insanlar ara­sında kurulan karşılıklı ilişkilerdir. Rastlantısal olgu­lar ve ünlü kişilerin kişisel özellikleri, altta derinlerde yatan genel nedenlere göre çok daha göze çarpıcı­dır. XVIII. yüzyıl bu genel nedenler üzerinde pek az düşünüyor, tarihin, tarihsel kişiliklerin bilinçli eylem­leri ve "tutkular''ı ile açıklanacağını ileri sürüyordu. XVIII. yüzyıl düşünürleri, tarihin, hiç de önemli olma­yan çok küçük nedenler yüzünden, örneğin ( Systeme de la Nature'de birkaç kez belirtildiği gibi), ön­de gelen devlet yöneticilerinden birinin beynindeki bazı "atomlar"ın azizlik yapmaları sonucu, tümüyle ayrı bir yol izleyebileceğini savunuyorlardı.
Carlyle, büyük adamlara ön­cüler -beginners adını verir. Çok yerinde bir betim­lemedir bu. Bir büyük adam, bir öncüdür. Çünkü her­kesten daha çok ilerisini görür ve istediklerini herkes­ten daha güçlü ister. O, toplumun düşünsel gelişimi­nin önceki evresinin getirdiği bilimsel sorunları çözer; toplumsal ilişkilerin önceki gelişiminin yarattığı yeni toplumsal gereksinimleri gösterir; bu gereksinimleri karşılamak üzere insiyatifi ele alır. Bir kahramandır o. Ama, eşyanın doğal akışını durdurabildiği ya da değiştirebildiği anlamında değil, eylemlerinin bu ka­çınılmaz ve irade dışı akışın bilinçli ve özgür ifadeleri olması anlamında bir kahramandır. Onun tüm öne­mi burada yatar; tüm gücü burada yatar. Ama bu önem, dev bir önemdir ve gücü korkunçtur.
Büyük bir adam, ki­şisel özellikleri büyük tarihsel olaylara tikel görünüm­ler kazandırdığı için değil, fakat, genel ve özel koşul­ların sonucu ortaya çıkan zamanın toplumsal gerek­sinimlerini en iyi karşılayacak niteliklere sahip oldu­ğu için büyüktür.