Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bugün artık, insanlığın tarihsel ilerleyişinin son ve en genel nedeninin üretici güçlerin gelişimi olduğunu ve insanların toplumsal ilişkilerindeki sonraki değişimleri bu üretici güçlerin belirlediğini kabul etmemiz gerekir. Bu genel nedenin yanısıra özel nedenler, yani, içinde belirli bir ulusun üretici güçlerinin gelişimini sürdürdüğü ve son çözümlemede kendisi de, bu güçlerin öteki uluslar arasındaki gelişiminin, yani aynı genel nedenin ürünü olan tarihsel ortam bulunur.
Demek ki, önder insanların kişisel özellikleri, tarihsel olayların tikel yanlarını belirler ve yukarıda işaret ettiğimiz anlamda rastlantı öğesi de bu olayların akışı sırasında her zaman belli bir rol oynar. Tarihsel olayların yönelimini son çözümlemede belirleyen ise, genel nedenler denilen, üretici güçlerin gelişimi ile toplumsal - ekonomik üretim süreci içinde insanlar arasında kurulan karşılıklı ilişkilerdir. Rastlantısal olgular ve ünlü kişilerin kişisel özellikleri, altta derinlerde yatan genel nedenlere göre çok daha göze çarpıcıdır. XVIII. yüzyıl bu genel nedenler üzerinde pek az düşünüyor, tarihin, tarihsel kişiliklerin bilinçli eylemleri ve "tutkular''ı ile açıklanacağını ileri sürüyordu.
XVIII. yüzyıl düşünürleri, tarihin, hiç de önemli olmayan çok küçük nedenler yüzünden, örneğin ( Systeme de la Nature'de birkaç kez belirtildiği gibi), önde gelen devlet yöneticilerinden birinin beynindeki bazı "atomlar"ın azizlik yapmaları sonucu, tümüyle ayrı bir yol izleyebileceğini savunuyorlardı.
Carlyle, büyük adamlara öncüler -beginners adını verir. Çok yerinde bir betimlemedir bu. Bir büyük adam, bir öncüdür. Çünkü herkesten daha çok ilerisini görür ve istediklerini herkesten daha güçlü ister. O, toplumun düşünsel gelişiminin önceki evresinin getirdiği bilimsel sorunları çözer;
toplumsal ilişkilerin önceki gelişiminin yarattığı yeni toplumsal gereksinimleri gösterir; bu gereksinimleri karşılamak üzere insiyatifi ele alır. Bir kahramandır o. Ama, eşyanın doğal akışını durdurabildiği ya da değiştirebildiği anlamında değil, eylemlerinin bu kaçınılmaz ve irade dışı akışın bilinçli ve özgür ifadeleri olması anlamında bir kahramandır. Onun tüm önemi burada yatar; tüm gücü burada yatar. Ama bu önem, dev bir önemdir ve gücü korkunçtur.
Büyük bir adam, kişisel özellikleri büyük tarihsel olaylara tikel görünümler kazandırdığı için değil, fakat, genel ve özel koşulların sonucu ortaya çıkan zamanın toplumsal gereksinimlerini en iyi karşılayacak niteliklere sahip olduğu için büyüktür.