Bu toplumbilim incelemesinde, bütün toplumların e§itsiz oldukları öncülüyle ba§layarak, e§itlikçi kurum ve ideallere önayak olan belli tarihsel deği§meleri saptadım. E§itliğin artması, onsekizinci yüzyıldan itibaren Batı toplumlarında yurtta§lığın geli§mesiyle ortaya çıkan toplumsal katılım kavramının yaygtnla§masıyla bağlantılıdır. Modern zamanlarda bir öğreti olarak yurtta§lık, aristokrasinin ayrıcalıklarına kar§ı burjuvazinin toplumda daha fazla temsiliyet istemesiyle ba§lar. Yasal yurtta§lığın hedefleri sınırlıdır; esas olarak bireyi keyfi yasal kısıtlamalardan kurtarmayı amaçlar. Yasal yurtta§lık, fırsatların yaygınla§masıyla, yani meslekler ve kamu yönetiminin yeterli eğitime sahip herkese açık olmasıyla bağıntılıydı. Şartlarda e§itliğin sağlanmasını hedefleyen hareketse, kentli ݧÇİ sınıfının , burjuva demokrasisinin kurumlarını kullanarak kapitalist ekonomide belli düzenlemeler yapmaya yönelik geni§ siyasal programının bir parçasıydı. Toplumsal yurtta§lık, yasama yoluyla kapitalizmde reform yapmaya çalı§tı. Herkese temel eğitim, sağlık hizmeti ve sosyal güvenlik sağlanmasında kaydedilen kademeli geli§me, §artlarda e§itliği gerçekle§tirmeye yönelik mütevazı bir giri§imdi. Sava§ sonrası dönemde refah devletinin geli§mesi, 1870'lerde çıkarılmaya ba§lanmı§ sosyal yasaların bir uzanımıydı.
Sosyal güvenlik ve sosyal sigortayla ilgili reformİst yasaların sonuçtaki etkisi, sermaye ile emek arasındaki parasal ili§kinin doğasını deği§tirmek olmu§tu. Asgari ücret, çalı§ma saatleri, yeti§kinlerin istihdamı, çalı§ma ko§ulları, ݧ güvenliği ve ݧ kazalarında tazminat gibi konularda çıkartılan yasalar -özellikle de uygulamada- asla tam anlamıyla ba§arılı olamadı;
ama emek piyasasında salt bir meta konumunda olan çalı§anların savunmasızlığını bir ölçüde giderdi.