Toplumbilimsel verilerin söylediği §udur: Ütopyacı mutlak adalet ve e§itlik anlayı§ları birer ütopya diye görülmelidir, ama e§itliği artırmaya yönelik bazı pratik önlemler, olanaklı ve ahlaken istenir §eyler olacaktır hep.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Toplumsal e§itsizlik,kalıcı ya da ortadan kaldırılması güç bir olgu gibi görünüyor. Bütün toplumsal gruplar, kaynakların dağılımı, sapmaların göreceği muamele, grupların korunması ve uzun vadeli toplumsal hedeflerin tayini konusunda kararlar almak zorundadır. Bu kararları demokratik ve e§it bir tartı§mayla almak da olanaklı olmasına rağmen, çoğu zaman çeki§me ve anla§mazlıkları demokratik bir uyla§ımla çözmek zor olduğundan, bazı merkezi karar alma usulleri ortaya çıkar. Toplumsal gruplar içinde sahici anla§mazlıklar çıktığında, kararların dayatılması gerekir. Dahası, topluluğun belli kesimleri eğitim ya da deneyimle diğerlerinden ayrılıp uzmanla§ır ve uzmanlık bilgisi belli bir ayrıcalıklı statü gerektirir. Grubun gerçek anlamda i§leyebilmesi için -me§ru görülse de görülmese de- bir otorite sisteminin olması gerekir. Dolayısıyla, kalıcı ve mutlak bir e§itliğe ula§mak son derece sorunlu bir i§tir; çünkü bütün insan ili§kilerinde, otorite ve güç sorunu çerçevesinde yava§ yava§ geli§en bir e§itsizlik ba§gösterir.
Genelle§tirilirse, bu toplumlar ve toplumsal gruplarla ilgili toplumbilimsel veriler, bu e§itlik deneyimlerinin tarihsel açıdan ba§arısız olduklarını ve büyüklükleri, ideolojileri, amaçları ve toplumsal bağlamları ne olursa olsun, e§itsizliğin bu toplumsal grupları ve hareketleri niteler hale geldiğini göstermektedir.