Kitap Sırbistan da yaşayan boşnakların Müslümanlarının çekmiş oldukları zulmü anlatıyor. Kitaba başlamadan önce kitaplar alakalı hiç bir fikrim yoktu konusunu bile bilmiyordum bu yüzden okurken gerçekten zorlandım. Kitabın yarısında bırakmaya karar verdim ama bu işkenceleri ben okumaya dayanamazken insanların yaşadığın aklıma gelince devam ettim okurken üzüldüm,duygulandım,korktum,öfkelendim ama çoğu yerde Boşnak halkınada sinirlendim öncelikle kitapta çoğu kez Sırp komşularına hiç bir şey yapmadıklarını aksine onlarla çok iyi davrandıklarını dile getiriyordu yazar. Kitabın devamında onlara güvenmenin hata olduğunu çoğu karakterin ağzından yazar dile getirmişti ama kitabın devamında tekrardan kanıp güveniyorlardı sırplara. Aklıma Nisa suresi 144.ayette Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp kâfirleri dost ve sırdaş edinmeyin. Yoksa, böyle bir akılsızlıkta bulunup da aleyhinizde Allah’a apaçık bir delil vermek ve O’nun azabını üzerinize çekmek mi istiyorsunuz? Sözleri geldi üzüldüm aslında rabbimiz bizlere asırlar öncesinden sesleniyor ve bizler Müslüman olarak bu sözleri anlamak yerine kendi bildiklerimizi yapıp gaflete düşüyoruz. Diğer bir taraftan kitapta sürekli avrupalı devletlerden yardım geleceğine inançlarını olduğunu ve gelmeyince avrupalı devletlerden bunu beklemezdik sözlerini çok okudum ve beni üzen diğer taraf bu oldu çünkü Müslümanların hristiyanlardan beklentisi olması beni gerçekten sarstı zaten kitabı okurken mutlu sonu bekleniyorsunuz çünkü ne olursa olsun mutlu olunmayacağını biliyorsunuz. Beni en çok etkileyen ve şaşırtan bölüm son bölüm oldu gerçekten çok şaşırdım. Okuya bilirsiniz yada okuyamazsınız diyemem tamamen size kalmış.