Zira adamın oldukça sağlıklı görünen vücudu ve birçok organı yerinde duruyordu ama olay yerini terk eden bir şey vardı. Zaten insanlık da yıllardır vücuttan çıkıp giden bu şeyin ne olduğunu arıyordu. Tıpkı fişi çekilmiş elektronik cihazlar gibi. Her şey yerindeydi ama elektrik yoktu. İşte ölüm, tam olarak buydu. Vücudun elektriksiz hali.
Belki de sevgi, dönüp dolaşıp aynı yere gelen bir şey değildi. Aynı hayatımızdaki insanlar gibi sevgi de alçalıp yükseliyor, hayatımıza girip çıkıyordu.
İnsanların hepsi hata yapardı. Bir insanın karakterini belirleyen şey, yaptıkları hatalar değildi. Karakterimizi belirleyen şey, bu hataları alıp onları bahane olarak kullanmak yerine, onlardan ders alıp almadığımızdı.