Atilla

Atilla
@Atilla_03
Bakın etrafınıza islamın çizgisini aşan herkesin hüsrana uğradığını görürsünüz.Allahtan korkar,Allahı ve Resülünü tanımaya, sevmeye gayret edersiniz.Çünkü başka bir seçenek kalmaz.Mutluluk dünyada aranmaz..
Jandarma Genel Komutanlığı
Afyonkarahisar.
1998
23 okur puanı
Nisan 2026 tarihinde katıldı
1/3 senin. 1/3 ihtiyaç sahiplerinin 1/3 misafirlerindir
Bayramlaşmaya hâl hatır sormak için gidin telefon ile vakit geçirip fotoğraf çekmek için değil.. Mezarlık ziyaretlerine kuran okuyup dua etmek için gidin fotoğraf çekmek için değil.. Kurbanın amacı Allaha kulluğumuz için kan akıtmaktır. ihtiyaç sahiplerine et dağıtmaktır, difrizi et ile doldurmak için değil.... 1/3 senindir. 1/3 gelen misafirlerin 1/3 ihtiyaç sahiplerinindir
Reklam
Şimdi ise herkes tanıdığı kadar iş buluyor.. İslamdan uzağız..
Hz. Ömer(ra) hilafet döneminde valilerine de sık sık haber ulaştırmış ve onlara: "Eğer benim ailemden, akrabalarımdan birisi ziyaret veya ticaret için yanınıza gelir ama siz onlara normal halk gibi davranmaz, farklı muamele de bulunursanız sizi azlederim." demişti. Şimdi ise Ömer(ra) öldü, adalet öldü...
MÜSLÜMAN TÜRK MİLLETİ ÖZÜNE DÖN.
Kurban kesmek VACİPTİR, "Ama tüm ülke keser" Cuma Namazı "yolcuya, hastaya Farz olmaktan çıkar".. Ama tüm ülke cumaya gider.. 5 VAKİT NAMAZ CEPHE'DE BİLE FARZ'DIR ama kılan olmaz.. NE GARİP DEĞİL Mİ??
Ya o dua bu Ömer'e isabet etmeseydi, Ömerin hali ne olurdu..
Efendimiz(sav) bir gün: "Allah'ım! İki Ömer'den (Omer b. Hattab ve Amr b. Hişâm) biri ile Sen islâm'ı aziz kıl, güçlendir." diye dua etmiştir. Allah Resûlü'nün(sav) duada istediği Ömerlerden biri Hz. Ömer(ra), diğeri ise Ebû Cehil'dir. Çünkü bu iki insan da cahiliye döneminde bulundukları davayı çok samimi yaşamışlardır. Mesela Efendimiz'in(sav) amcası EbÛ Leheb, nerede menfaati varsa oraya yanaşan, davasında samimiyetsiz, korkak biri olduğundan Bedir'e kendisi gitmemiş, parayla asker göndermiştir. Ama Ebû Cehil inandığı davanın arkasından bizzat kendisi gitmiştir. Dâru'n Nedve'de Efendimiz'in(sav) öldürülmesine dair karar çıktığında Muhammedi (sav) öldürecek olana yüz deve vaat eden Ömer bin Hişam, diğer namıyla Ebû Cehil iken, bu teklifi kabul edip Resûlullah'ı(sav) öldürmek üzere yola çıkan ise Ömer bin Hattab'dır. (ra) işte Efendimiz(sav) o dönem onların mayasındaki samimiyetin farkında olduğundan, ileride bir gün iman ederlerse aynı samimiyeti Islam davasında da göstereceklerini biliyordu, Bizler Allah'tan(cc bir şey isterken -haşa- marketten sipariş eder gibi istiyoruz. İstediğimiz şeyin kendimiz için hayırlı olup olmadığını bilmeden tek bir şeyde ısrar ediyoruz. "Allah'ım bana mutlaka bu işi ver, Allah'ım bana illa bu eşi ver." diyoruz. Allah'ın bizim hakkımızda seçtiği şeyi kendi seçtiğimizden daha hayırlı olduğunu göremiyoruz. Efendimiz(sav) ise duâsında: "iki Ömer!" demiyor: "iki Ömer'den birisi!" diyor. Peki neden? Bunun bir sebebi O(sav) bir peygamberdir ve hangisinin imana kabiliyeti olduğu O'na(sav) malum olmuştur. Onun için de öyle dua etmiştir. Bir diğer sebebi ise, Allah'ı n(CC) iradesini yok sayarak direkt istenen şeye odaklanmak kulluğun edebine aykırı olduğundan: "iki Ömer'den biri!" demiştir. Allah Resûlü(sav) bu duası ile bizlere dua konusundaki
Bismillah.
Hasan-ı Basri der ki: "Mahşer günü İslâm insan kılığında insanlara görünecek. insanlardan ya şikâyetçi olacak ya da onları Allah'a(cc) övecek. 'Ya Rabbi! Filanca bana sırt döndü, Sen(cc) de ona sırt dön. Ya Rabbi! Filanca beni ayağa kaldırdı, Sen(cc) de onu ayağa kaldır.' En son Hazreti Ömer'in yanına gidecek ve elini kaldıracak. Ya Rabbi! Ben Mekke sokaklarında boynu bükük bir çocuk gibiydim. Ama bu adam Müslüman oldu, beni izzet sahibi kıldı. Onun sayesinde o günden sonra Kâbe'ye girdim. 0 benim yüzümü ak etti, Sen(cc) de onu ak et!" Peki, aynı İslâm müşahhas bir halde bizim yanımıza gelse, bizi Rabbimize(cc) nasıl takdim edecek? "Ya Rabbi! 0 benim elimi bırakmadı Sen(cc) de onu bırakma!" mı diyecek yoksa: "Ya Rabbi! 0 bana ihanet etti, beni yarı yolda bıraktı. Sen(cc) de onu yarı Yolda bırak!" mı diyecek? Mahşer günü İslâm'ın bizim adımıza da Hz Ömer'e(ra) verdiği gibi hüküm vermesi için, bizlerin o güzide Sahâbenin ayak izlerine basmaktan başka çaresi yoktur. Zira Hz. Ömer(ra) İslâm yolunda harcadığı yirmi sekiz yı llık ömrünü öyle bereketli geçirmiştir ki, bu ömre nice fetihler nice sosyal ve kültürel alanda yenilikler sığmıştır. Onun İslâm'la altı yıl geç şereflenmesi bile bu bereketten asla azaltmamıştır. Çünkü o Cahiliye yolunda verdiği mücadelenin binler katını İslâm için vermiş ve böylelikle hayatının boşa geçen zamanlarının diyetini ödemiştir. Peki bizler bu satırlardan sonra hâlâ yerimizden hareket etmeyerek boşa geçen zamanlarımızı artırmaya devam mı edeceğiz yoksa onun mücadelesi gibi bir mücadeleye girişip heba olan zamanlarımızın kefaretini ödemek için gayret mi göstereceğiz? Bizlerin İslâm yolunda "Öncü hayatlardan nasıl olunur?" meselesini yaşantısı ile bize oğreten Hz, Omer'den(ra) alması gereken ders çoktur. Onun azim ve gayretle dolu hayatını
Reklam