Efendimiz(sav) bir gün: "Allah'ım! İki Ömer'den (Omer b. Hattab ve Amr b. Hişâm) biri ile Sen islâm'ı aziz kıl, güçlendir." diye dua etmiştir. Allah Resûlü'nün(sav) duada istediği Ömerlerden biri Hz. Ömer(ra), diğeri ise Ebû Cehil'dir. Çünkü bu iki insan da cahiliye döneminde bulundukları davayı çok samimi yaşamışlardır. Mesela Efendimiz'in(sav) amcası EbÛ Leheb, nerede menfaati varsa oraya yanaşan, davasında samimiyetsiz, korkak biri olduğundan Bedir'e kendisi gitmemiş, parayla asker göndermiştir. Ama Ebû Cehil inandığı davanın arkasından bizzat kendisi gitmiştir. Dâru'n Nedve'de Efendimiz'in(sav) öldürülmesine dair karar çıktığında Muhammedi (sav) öldürecek olana yüz deve vaat eden Ömer bin Hişam, diğer namıyla Ebû Cehil iken, bu teklifi kabul edip Resûlullah'ı(sav) öldürmek üzere yola çıkan ise Ömer bin Hattab'dır. (ra)
işte Efendimiz(sav) o dönem onların mayasındaki samimiyetin farkında olduğundan, ileride bir gün iman ederlerse aynı samimiyeti Islam davasında da göstereceklerini biliyordu,
Bizler Allah'tan(cc bir şey isterken -haşa- marketten sipariş eder gibi istiyoruz. İstediğimiz şeyin kendimiz için hayırlı olup olmadığını bilmeden tek bir şeyde ısrar ediyoruz. "Allah'ım bana mutlaka bu işi ver, Allah'ım bana illa bu eşi ver." diyoruz. Allah'ın bizim hakkımızda seçtiği şeyi kendi seçtiğimizden daha hayırlı olduğunu göremiyoruz. Efendimiz(sav) ise duâsında: "iki Ömer!" demiyor: "iki Ömer'den birisi!" diyor. Peki neden? Bunun bir sebebi O(sav) bir peygamberdir ve hangisinin imana kabiliyeti olduğu O'na(sav) malum olmuştur. Onun için de öyle dua etmiştir. Bir diğer sebebi ise, Allah'ı n(CC) iradesini yok sayarak direkt istenen şeye odaklanmak kulluğun edebine aykırı olduğundan: "iki Ömer'den biri!" demiştir. Allah Resûlü(sav) bu duası ile bizlere dua konusundaki