“Sen bana bir baksana...Kimseye borcum yok.Asla birinden yiyecek dilenecek kadar alçalmadım.Her zaman kendi ekmeğimi kendim kazandım.Senin sorunun,aylak ve uçarı olman.Yüzünden akıyor.Ben hep çalıştım,namuslu,şerefli,dürüst bir vatandaş oldum.Bulunduğum noktaya kendi emeğimle geldim.Sen de aynı şeyi yapabilirsin ama çalışman ve namuslu,şerefli,dürüst olman lazım."
"Sizin gibi mi?"
Heyhat,mizah parıltısının en küçük bir ışını bile adamın o can sıkıcı,çalışmaktan miskinleşmiş ruhuna asla girememişti.
"Evet, aynen benim gibi."
"Hepimiz mi?"
"Evet hepiniz." Bu cevabına olan inancı,sesinde gümbür gümbür çınlamıştı.
"İyi ama müsaade ederseniz vurgulamak isterim ki,” dedim, ”hepimiz sizin gibi olursak o tuğlaları atacak kimse kalmaz."