Örneğin aynı kabinde sıklıkla soyunduğumuzu anımsıyorum. Ben sıska, çelimsiz, kuruydum; sen güçlü, boylu boslu ve iriydin. Daha kabindeyken bile kendimi acınası bulurdum, üstelik yalnızca senin değil bütün dünyanın karşısında bu böyleydi, çünkü sen benim için her şeyin ölçütüydün.
Ancak bunlar bir yana, bu yaşımda yüreklendirilmeye artık neredeyse hiç açık değilim; öncelikle benim söz konusu olmadığım durumlarda devreye giren bir yüreklendirmenin bana ne yararı olabilir ki?