Çünkü hep korkarım, korkunç akıntıda yaşamımın son anını izlerim. Akıntı öylesine güçlüdür ki , her şeyi alıp götürebilir, taşları bile, bir katedrali, bir kenti bile. Bir fırtına eser ırmak suları içinde. Bir yel çırpınır.
Yaşamımın öyküsü yok. Böyle bir öykü yok. Odak diye bir şey olmadı hiç. Yol yok, iz yok. Alabildigine geniş yerler var, buralarda bir zamanlar biri varmış sanrısı uyandırıyorlar, ama dogru değil, hiç kimse yoktu.