Ne çok kitap, ne çok kitapçık... Kim okuyabilir ki bütün bunları? Onları yiyebilseydik! Şu açlık dünyasında onlardan salata yapabilseydik. Onları küçük küçük doğrayıp yemek yapabilseydik
Burada değil kendisi,
Gördüğünüz, varlığının en küçük zerresi;
O kadar engin, o kadar azametlidir ki,
Bu damın altına sığamazdı,
Bütünüyle burada olsaydı
“Olabilmek.. Olabilemedin, koyu parıltılı gözlü sevgilim benim.. Ben vardım; sen, kendini yok etmeyi seçtin.”
“Biz, artık ayrı olabiliyor idiysek, sen ile ben arasındaki şu ‘ile’, artık yok demekti.”
“Bir gün benim yüzümden acı çektiğinde -ki, çekeceksin- lütfen az çek…”