Gece kuşu

Gece kuşu
@AudreyRosee
Tugay, gözümden akan yaşa bakarken elini kelepçeden çekiştirdi ama başaramadığında ağzının içinden bir küfür yuvarlandı ardından dik duruşa geçmeye çalıştı ama bu konuda da başarısız oldu. "Ağlama," dedi bir kez daha protez elini çekiştirerek. "Ağlama, ellerim kelepçeli, ağlama, gözyaşlarını silemiyorum." Omzumla yanağımı sildim ama yine yaşlar aktı. "Avukat," dedi dişlerini sıkarak ve sertçe bir kez daha kelepçeyi çekiştirdi. " Açamıyorum bu kez, yapamıyorum, çok çaresiz bir durum bu. Ağlama"
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Senden istediğim, bana güneşi göstermenin de bir yolunu bulman ve imkansızlıkları daha imkanlı hale getirmen çünkü bütün imkansızlıkların ve mahkumiyetin ortasında bana gülümsüyorsun, bu güneşi görmenin o kadar da imkansız olmadığını haykırıyor. Tıpkı çiçekli elbiseler gibi."
"Seninle az önce geçirdiğim beş dakika ve ikiyüz kırk adım," dedi içten bir tebessümle. Gülünce öyle güzel bir adama dönüşüyordu ki, aksini iddia edenle savaş bile verebilirdim. "Son nefesimi verirken bile aklımda olacak. Çünkü yaşadığımı hissettirdi."
"Arkadaş olunması zor bir adam olduğumu söylersen anlarım, ısrar etmem ama bütün bunların dışında sebeplerin varsa umrumda bile değil çünkü sen beni içsel yalnızlıktan kurtardın az önce. O parlayan güneş buna şahitti. Sen uzun süre sonra bana tuhaf bakmayan tek kişisin." Yutkunduğumda "Arkadaş olunması zor bir adam değilsin," diyerek karşı çıktım, elini çenemden hâlâ çekmiyordu ve kalbim atıyor, atıyor atıyordu... "Sadece..." Sustum. "Sadece ben mahkûmum diye mi?" diye sordu. "Tugay sen bir katilsin," diye mırıldandım. "E sen de katilsin," dediğinde yine fena patlamıştım. "Sen gerçek bir katilsin," dediğimde kaşlarımı kaldırdım. "Sen yapay bir katil misin?"
"Tugay,"dedim sert bir sesle kolumu ondan kurtararak. "O hücrede sana yemek veriyorlar mı?" "Hayır." "Su?" "Sınırlı ölçüde." "Gece gökyüzü izni?" "Asla." Dişlerimi sıktım. "Yapayalnızsın," dedim kısık sesle. "Orda insan delirir." "Delirmem," diyerek başını iki yana salladı. Kağıtlarım var senin verdiğin."