Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Ah işte buldum!"
"O ne ?"
"Hediye. Her kutudan bir tane çıkıyor." Eline bir şey düştü. Will uzunca bir süre bu şeye baktıktan sonra, mükemmelce oyulmuş dudakları yavaşça beliren bir tebessümle kıvrıldı.
"Ne?" Şakalaşarak dirseğimle dürttüm. Elimi tuttu. "Bu harika. Sana daha iyisini alana kadar yani." Ve parmağıma mor, plastik bir yüzük taktı. Yüzük parmağıma tam oldu. İkimizde bir süre elime baktık. Plastik bandın üst kısmı, kalp şeklinde oyulmuştu. Parmağımı kalbin üstünde gezdirdim.
"Şimdi ne zaman istersen eline bakabilirsin. Ben yanında değilsem bile bileceksin." Sıcak parmakları benimkilere dolanırken göz göze geldik.
"Neyi bileceğim?" Diye fısıldadım
"Kalbimin sende olduğunu. Seni sevdiğimi."
Gözlerini gözlerime kitledi. Öğle saatlerine yaklaştıkça güçlenen güneş ışınları sayesinde, şimdi renklerini görebiliyordum. Altınlar, kahverengiler, yeşiller. "Senin için herşeyi yaparım. Özellikle de bu, seni yeniden görmemi sağlayacaksa."
"Kendini riske..."
"Şu an ne yaptığımı sanıyorsun Jacinda?" Bakışları beni sorgularken kendimi aptal gibi hissediyordum. Elbette ki kendini riske atıyordu. Kaybedecek birşeyleri olan sadece ben değildim. Ya da herşeyi diyelim.
"Ama bence sen buna değersin."
Sözleri içimi parçalıyor, bizden vazgeçtiğim için kendimi kötü hissetmeme sebep oluyordu.