...artık gündelik işleriyle içindeki Tanrı düşüncesini karıştırmak istemiyordu. O, insanda yıpranmamış, sağlam, her türlü tecrübeden uzak, yalnız hayata dayanmak için kuvvet veren bir memba gibi durmalıydı. Herkesin içinde sıkışık zamanlarında canlanan, kendisinde ise öteden beri bütün bir gölge taraf yapan batıl itikatlara karşı koymak için böyle düşünmüyordu. Belki bir zamandan beri kafasında dolaşan fikirlere sadık kalmayı istiyordu.
Kitap çocukluğumuza götürüyor insanı. Yaşadığı hayal kırıklıklarına. Haksızlığa uğradığında ki kendini ifade edemenin verdiği üzüntü ve öfkeyi hatırlatıyor. Tabi buna rağmen küçükken ki yaşama isteğini merakı ve içindeki kaos duygusunu bastıramamanın getirdiği sonucunda yaşadıklarını anımsatıyor. Yine de kitap insana çocukluğun güzelliğini hatırlatıyor ve o zamana dönme hissiyatı veriyor.