Aul

Aul
Kitap koleksiyoncusu
12 okur puanı
Şubat 2023 tarihinde katıldı
9/10
·904 syf.··
2023 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2023 17:11
Kitabı okuduktan sonra ilk şaşırdığım konu bunun ekim devrimini 50 yıl önceden nasıl tespit ettiğiydi. Kitapta entrikalar, yalanlar dolanlar üst kalitede verilmiş ve yeni bir yaşama yol açmış. Yeni okuyacak insanlara fikir vermek için önce kitabın içindeki gizli anlamlardan sonra da karaterlerin neyi temsil ettiğini kısaca yazacağım. Öncelikle kuşaklar arasında bir çatışma görüyoruz. Bir tarafta batıdaki sosyalist fikirleri benimsemişler diğer tarafta slavcı, ortodoks kanat. Pyotr'ın karakterinde kendinde vücut bulmuş nihilizm, sosyalist değerleri kaos ve zalimlikten faydalanarak kendi despotluğunu kurmak için kullanıyor. Kendini madrabaz olarak tanımlayan Pyotr devrimin ve onun yarattığı intikam ölümlerinin başlatıcısı. İnsanları kölelikte eşitleyip kanlı bıçaklı darbeyle yönetimi eline almak isteyen bir dolandırıcı. Biraz araştırdığımda yorumcuların bu karakteri Leninle özdeşleştirdiğini gördüm. Şatov karakteri ise bizzat Dostoyevski'nin kendisi yani gençliğinde aşırı fikirleri benimsemiş daha sonra pişman olmuş, Tanrı'ya yeniden kavuşmuş lakin alçakça bundan mahrum edilmiş bir insan. Bana kalırsa da gelişim katliam ve hileyle hemen olacak bir devrim değildir. Yüzyıllara yayılan genel kültür kapasitesinin artması ve peşi sıra gelen idrak kabiliyetidir. Vali ve karısı arasında geçen olaylar da şu açıdan çok dikkat çekiciydi: kibirli ve hırslı ve bunu doyuracak bir zekaya sahip olmayan ahmak bir kadın, erkeğini freni patlamış bir arabada sürücü koltuğuna mahkum eden ve yok oluşunu hazırlayan bir mahluktur. Dipnot olarak: Karmazinov karakteri, Turgenyev'i temsil ediyor ve onun fransız etkisindeki laçkalığından dem vuruyor. Son olarak Nikolay karakterine değinirsek kendisinde rus aristokrasisini görüyoruz yani sınırsız bir hedonizm. Bence Dostoyevski devrimi
Edebiyat
EcinnilerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20197,3bin okunma
Reklam
10/10
·176 syf.··
2023 2. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2023 13:46
Bir saplantı yüzünden kaybettik şimdiyi. Geleceği inşa etme saplantımız yüzünden yok oldu. Uyuşturucuyu ya da dini dayadık halkın üzerine, ihtilal diye kıpraştı. Bastırıldı. Kandırıldı ve tekrar uyutuldu. Çağımızın ruhu belki içi boş hedonistik bireylerin asalakça onayladığı sessizlik. 20.yy daha farklıydı. Unutulan bir devrim, balyoz indirilen bir hakikatin tarihiydi. Peki, bitti mi? Halk, edilgen olarak biçimlenen olmaktan, 20.yyda olduğundan bir santim uzak mı? Hiç sanmam. Gerçekliği güç yaratır, itaati ise bağnazlık ve sefa. Bu kitapta uyutulan itaatin, hülyalı faşistlere karşı orak darbelerini vurduktan kısa süre sonra asıl efendilerine geri dönüşlerini anlatıyor.
Şeytan TozuLeo Perutz · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20251,930 okunma
10/10
·400 syf.··
2023 1. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2023 02:57
Yazar sosyoloji,psikoloji,antropoloji ve tarihi kaynaklardan yararlanmış kitabı oluştururken. Kitabı yazarken çok derinlemesine inmeden belli başlı konularda argümanlar farklı disiplinleri içine alacak şekilde ve herkesin anlayabileceği tonda çok başarılı bir biçimde verilmiş. Önce son kısımdan başlamak gerekirse; iki amaca çok iyi hizmet etmiş. 1) Ne okumamız? ve niçin okumamız konusunda güzel bir deneme yazmış yazar. 2) Asıl kaçırılmaması gereken yer burası. Yazar üniversite eğitiminin bize katması gereken bilgiyi arama amacı ve ulaşmak için elzem olan kıstaslar ve kaynaklar hususunda güzel bir izlek sunuyor. Son olarak beğendiğim konulara gelirsek. Farklılığa tahammül edememizin arkasındaki cemaat bilinci ve kendimizi kollama refleksimizin yarattığı ötekiler güzel işlenmiş. Dilin kültürel bir sermaye olarak kullanılıp dışlayıcı bir amaca hizmet ettiği detaylıca vurgulanmış. Elitlerin bir kültürel ayrıksılık yaratma işlevini harekete geçirdiği dile getirilmiş. Akademik yönden süslü kelimelerin arkasına gizlenmiş boş sözlerin ya da dolu ama terimsel tekrarların 'bilmesinlercilik' olarak nitelendiği kısım göz dolduruyor. Dedikodunun toplumda ne amaca hizmet ettiği kadınlarda bağ kurma ve erkeklerde rekabet olarak tecellü ettiği vurgulanmış. Eğitim sisteminin sosyal ve ekonomik eşitsizlikler üzerine kurulu olduğu açıklanmış ve elitist ya da kaymak tabakanın nasıl önde olduğu anlatılmış. Aynı zamanda devletin tebaa-vatandaş üretme merkezi olduğu ve dökümhane olarak kullandığı :) dişe dokumur cinsten özetlenmiş. Keyifli okumalar!
Ezbere Yaşayanlar - Vazgeçemediğimiz Alışkanlıklarımızın KökenleriEmrah Safa Gürkan · Kronik Kitap · 20222,517 okunma