Türkiye, AGİT içerisinde daima temel oyunculardan biri olmuştur. AB üyesi olmaması nedeniyle bağımsız hareket edebilmesi, paradoksal bir şekilde örgüt içerisindeki etkinliğini korumasına katkıda bulunmaktadır. AGİT'te görev yapan Türk diplomatları her zaman çetin müzakereciler olarak ün yapmıştır. 1996 Lizbon Bakanlar Konseyi Toplantısı öncesindeki belge müzakerelerinde sürekli güçlük çıkaran bir Polonyalı diplomatın hazırlık toplantılarına başkanlık eden Italyan daimi temsilcisi Mario Sica tarafından büyükelçisine, "Bu diplomatınızı Ankara'da mı eğittiniz!" diye şikayet edildiğini hatırlıyorum.
1976 yaz döneminde Mülkiye'nin Uluslararası Ilişkiler bölümünden birincilikle mezun oldum. Mülkiye'ye girerken aklimda hariciyeci olmak pek yoktu. Ancak üçüncü sınıfta uluslararası ilişkiler bölüne geçtikten sonra meslek olarak fazla seçeneğiniz de kalmıyor. İlk önce o zamanki adıyla Dış Ticaret Genel Sekreterliği'nin sınavlarına girdim. Sınavlar karlı bir kış gününe rastlamıştı. O sabah sınava giderken oturduğumuz evin yanındaki binanın otoparkında bir otomobilin soğuktan çalışmadığı için şoförü tarafından itildiğini gördüm. Gençliğimin verdiği kuvvetle ben de destek vererek kısa bir mesafede arabayı çaliştırmaya muvaffak olduk. Arabanın sahibi elimi sıkarak teşekkür etti. İki saat sonra girdiğini sözlü sınavlardaki komisyonda, sabah otomobilini çahştırmasma yardım ettiğim, adam vardı, karşımda oturuyordu. Tanrı yaptığınız bir iyiliğin kırşıtliğim bazen bu kadar süratli veriyordu. Sınavlarını kazandığım Dış Ticaret Genel Sekreterliği'nde Değerlendirme Genel Müdürlüğü'ne tayin edildim.
Edebiyatımızın keşfedilmeyi bekleyen saklı cennetidir Erhan BENER. O, 1970’lerdeki sakin Ege kasabası Bodrum’dur, asfalt yolu bile olmayan Marmaris’tir. Belki de beni kendisine çeken bu yönüdür. Kişilik analizleri olsun, mekan betimlemeleri olsun, psikolojik tahlilleri olsun bu kadar mükemmel bir yazarın halen kitlelerce fark edilmemiş olması bir bakıma beni üzüyor.Ancak bir yönden de yukarıda da değindiğim gibi saklı bir köşem olarak kalmasını istiyorum Erhan BENER’in ... kimsenin bilmediği bir koy gibi... Kitaba gelecek olursak Emekli Biyoloji Öğretmeni Adnan Refik’le , özel bir bankanın kambiyo müdürü Yüksel’in yazlık bir beldede bir motelde karşılaşmaları ve bundan sonraki 7 günlük maceraları akıcı bir biçimde anlatılıyor. Yazarımızın eski bir Maliye Bakanlığı bürokratı olduğunu satır aralarında anlayabiliyorsunuz, mesela bir diyalogda Adnan Refik “1’in 4’ünden emekli olduğunu” söylüyor , Yüksel işiyle ilgili bir sorunda “bankalar yeminli murakıpları”ndan bahsediyor. Hasılı kelam son evresine kadar heyecanınızı kaybetmeden okuyacağınız harika bir roman. Ayrıca , filmi de çekilmiş başrollerinde Rutkay Aziz ve Türkan Şoray oynuyor. Ben filmi izlemedim ancak kitabı okurken Adnan Refik’i Rutkay Aziz, Yüksel’i de Türkan Şoray olarak hayal ederek okudum, siz de öyle okuyabilirsiniz :) .
Ölü Bir DenizErhan Bener · Remzi yayınevi · 200178 okunma