Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 26 dk.
Sayfa Sayısı:
192
Basım Tarihi:
1982
Yayınevi:
Adam Yayıncılık
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2024 27. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2024 03:55
Erhan Bener'in Böcek kitabının ikinci baskısını sahaftan almıştım. Alalı çok oldu ama okuması bugünlere kısmet oldu. Tam da ülkenin tekrar girdiği dar boğaz söz konusuyken devletin zararlı vatandaşı "temizlenmeli" olarak bakması açısından da incelenecek bir roman okudum. Bireyin gerçeğinden toplumun gerçeğine yumuşak geçişlerle 12 Eylül'e giden süreci çarpıcı ele almış. Karikatürize edilen baş kahramana bir süre sonra acımaya başlıyorsunuz. Öyle ki eşinin bile ona yaptıklarını duyunca engel olasınız geliyor. Sonunda ne düşüneceğinizi ise roman boyunca yaptığı gibi size bırakıyor Erhan Bener.
BöcekErhan Bener · Adam Yayıncılık · 1982175 okunma
10/10
·225 syf.··
2025 136. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2025 23:17
Ben bu zamana kadar nasıl bu kitabı okumam? Nasıl olur da bu kitap Türk edebiyatında bilinmez? Nasıl olur da kimse bana önermez? Ya da uyarlanan filmini bile nasıl olur da görmem? Soluksuz bir şekilde elimden bırakamadan okudum. Uzun zamandır beni bu denli sarsan bir kitap okumamıştım. Şimdi diyorum ki iyi ki Louis Ferdinand CelineLouis Ferdinand Celine'in Gecenin Sonuna YolculukGecenin Sonuna Yolculuk ktabını okumuş, oradan Yiğit Benerle tanışmış. Ardından babasının da yazar olduğunu görüp bu kitabı almışım. Ve uzun zamandır kitaplıkta bekleyen, çok bir beklentim olmadığı için sürekli okumayı ötelediğim bir kitabın beni bu denli etkilemiş olmasına şaşkınım. Kitap baştan sona Recai Bey'in iç sesi olarak anlatılıyor. Yaşadıkları, düşündükleri, yaşamadıkları, hatıraları... Hani hiçbir işiniz yokken, boş boş oturduğunuzda, sürekli kafanızda kurarsınız ya, takıntılarınız, korkularınız, pişmanlıklarınız, üzüntüleriniz, keşkeleriniz aklınıza gelir, işte kitap baştan sona bu şekilde akıyor. Ama ne akıyor bilseniz, sayfaları çevirdikçe o uyuz olduğunuz Recai beyin de insan olduğunu, geçmişindeki bir olayı değiştirse belki hayatının bambaşka olacağını onunla birlikte görüyorsunuz. Babasının çocuk yaşta ölmesiyle belki bu noktaya gelen Recai, babası ölmese nasıl bir hayatı olurdu diye düşünüyor insan kitabı kapatırken. Peki biz nasılız? Nasıl insanlarız? Kötülüklerimize takıntılarımıza ne gibi durumlar yol açıyor? Bir kediyi hiç sevmemiş ve kedi sevmesi öğretilmeyen biri kedi sevip sevmediğini bilemez. Belki bizim de bilmediğimiz, cesaret edemediğimiz, önyargılı olduğumuz, küçümsediğimiz bir sürü şey vardır. Birileri öğretmediği için bu tutumu sergiliyoruzdur. Çok sarsıcı bir roman. Günlerce etkisinde kalacağıma eminim.
Edebiyat
BöcekErhan Bener · Everest Yayınları · 2022175 okunma
8/10
·225 syf.··
2022 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2022 22:26
Hiç sevilmeyen bir insan sevmeyi de bilemiyor. Kimse tarafından merhamet ve sevgi görmemiş öfkeli bir insan olan Recai Bey’in iç dünyasını gözlemliyoruz. En ilginci de ona acımaktan onun düşüncelerine kızamıyoruz bile. Okunmasını tavsiye ederim.
1000Kitap
BöcekErhan Bener · Everest Yayınları · 2022175 okunma
9/10
·225 syf.··
2025 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2025 17:01
Okumakta çok geç kalmışım çok üzgünüm. Erhan Bener’in okuduğum ilk kitabı, çok derin bir kurgusu, psikolojik çözümlemeleri olan “Böcek” isimli bu kitabı işkenceci bir polisin bir gününü anlatıyor. Çok kızıyorsunuz okurken ama bir taraftan da bu sebepten böyle olmuş olabilir diyorsunuz. Hülasa okunmalı ve daha çok tanınmalı diye düşünüyorum.
Edebiyat
BöcekErhan Bener · Everest Yayınları · 2022175 okunma
9/10
·225 syf.··
2021 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2021 18:05
Kişisel yorumum Bu romanı okurken düşündüğüm tek şey neden bu kadar az kişinin okumuş olduğuydu,kitap beyazperdeye de aktarılmış buna rağmen pek okunmamış,pek severiz popüler olanı aslında Kitabın akıcılığına bayıldım,dili harikulade!Bener’in benim de okuduğum ilk kitabı.Kitabın başında oğlunun yazmış olduğu ön söz kitabın özeti mahiyetinde.Bazı betimlemeleri tiksinti uyandıracak şekilde gerçekçi.Sağlam bir mideye sahip olmadan okumak hayli zor. Bazı yerlerde kitabın “polisiye”kategorisinde geçtiğini gördüm ama ben kendi sınıflandırmam da bu başlık altına alamam,daha çok psikolojik bir roman olarak tanımlayabilirim.Roman Recai Bey’in “ölüme 2 gün kalasını”geriye dönüşlerle iç monolog tarzıyla veriyor.İkinci gün karşımızda tanıdığımız Recai Bey’den tamamen farklı biri vardır.Şiddetli baş ağrıları,ağır ilaçlar vs.sonrasında olanla olacak olanı,konuşulmuş olanla hayal olanı ayırt edemeyen zavallı Recai Bey’in ölümünü okuruz. Not Eğer bu romanı okurken gidip de böceği öldürme kısmına takılırsanız inanın Recai bey size de çok kızar Tematik özet Bir sabah hamamböceğine dönüşmüş olarak uyanmıyor Recai bey bu romanda. Sabah kalkıp banyoda tıraş olurken görmüş olduğu böcek onun tüm yaşamını sorgulamasına sebebiyet veriyor.Hayatındaki her olumsuzluğun sebebini başlangıçta eski eşi Binnur’a dayandırırken sonraları kendisi de bu sorgulamayı derinleştirip daha öncesinde olanlara bağlamaya başlıyor,başına gelen tüm olumsuzluklar için “neden ben”diye sorgulamalarıyla,baş ağrılarıyla bir Recai bey var karşımızda. Özet O böceğin her türlüsünden,yılandan nefret eder.Ona göre herkes birer böcek,ezilmeli,yakılmalı,özellikle kadınlar. Roman kahramanımız Recai Bey, takıntılı, şüpheci,hırslı ve temizlik hastası görev bilinciyle dolu bir komiserdir.Ona göre suçsuz olan kimsenin karakola
Bookstagram
BöcekErhan Bener · Everest Yayınları · 2022175 okunma
Puan vermedi·199 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
Komiser Recai Bey; hastalık derecesinde titiz, karakola düşen insanlara karşı merhametsiz, kadınlara karşı tiksinti duyan buna karşın korkusuz, mesleğine saygılı, onurlu, namuslu bir polis memurudur.  Çocukluğunda yaşadığı travmalar, eziyetler ve talihsizlikler, sevgisiz büyüyen Recai Bey'in, insanlara karşı bilinçaltında yarattığı kin ve tiksinme; onları yok edilmesi gereken bir böcek gibi algılamasına ve yaşadıgı Dünyanın bu böceklerden temizlenmesi gerektiğini düşündürmektedir. Böcek Romanı: Ana karakterin iç dünyasında ki çelişkileri, hezeyanları, paranoyalarını okuyucuya tüm şeffaflığıyla gösteren, benzerinin az olduğu psikolojik türde bir romandır.
BöcekErhan Bener · Remzi Kitabevi · 2000175 okunma
Faşizmin mikro psikolojisi olarak “Böcek”
8/10
·199 syf.·
Beğendi
·
2025 62. kitabı
Erhan Bener’in Böcek romanı, açıkça “faşizm” demese de bütün kurgusunu bu eksen üzerine kurar. Roman, faşizmi bir siyasi rejim olarak değil, bireyin gündelik yaşamına sızmış bir varoluş tarzı olarak resmeder. Bu nedenle Böcek, yalnızca psikolojik bir çözümleme değil, faşizmin bireysel mikrofiziğini sergileyen bir edebi laboratuvardır. Bu psikolojik derinlik, romanın yayımlandığı 1970'lerin Türkiye'sinin sosyo-politik gerçekliğiyle sıkı sıkıya bağlıdır ve bu gerçekliği silikleştirmek yerine, onun bireysel bilinçteki yansımalarını görünür kılar. Recai Bey’in hayatını “ilk kurşun” metaforu üzerinden bir yazgılar zinciri gibi okuması, faşizmin kadercilikle kurduğu bağı görünür kılar. Birey, kendi yaşantısını özgür seçimlerle değil, önceden yazılmış bir zorunluluğun kaçınılmazlığıyla deneyimler. Bu yazgıcılık, faşizmin özünde yatan boyun eğme mantığını bireysel ölçekte yeniden üretir. Romanın atmosferini belirleyen hijyen saplantısı, sürekli düşman arayan paranoya ve komplocu düşünme biçimi, faşizmin temel işleyiş kalıplarıdır. Mikroplar, görünmez tehditler ya da ihanet vehimleri aslında faşist iktidarın topluma dayattığı “iç düşman” fantezisinin bireysel izdüşümleridir. Recai Bey’in sürekli okuduğu gazetelerdeki gerçek haberler ve manşetler, onun kafasındaki bu kaotik dünyanın dışarıdaki politik kaosla nasıl beslendiğini gösterir. Böylece beden ve zihin, faşizmin biyopolitik disiplininin birer sahnesi haline gelir. Recai Bey’in kadın düşmanlığı, homofobisi ve bastırılmış homoseksüel yönelimleri, faşizmin cinsellikle kurduğu çelişkili ilişkiyi yansıtır. Faşizm heteronormatif düzeni savunurken, aynı anda cinselliği patolojikleştirir ve bastırır. Bu bastırma, bireyin içinde sürekli gerilim ve huzursuzluk üretir. Bu gerilim, Recai Bey’in küfür dilini yoğun bir şekilde
BöcekErhan Bener · Remzi Kitabevi · 2000175 okunma
Puan vermedi·225 syf.··
2022 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2022 18:50
Recai bey...Romanımızın başkahramanı.Çocukluktan beri öte gelen kadersel yaşantısını son nefesine kadar sürdüren polis memuru.Sevgisizlik ve ilgisizlikle bir görülmüş recai bey ve bütün yaşantısında,kaderinde bunların özellikleriyle yaşamış.Hayata tutunmak istesede çocukluğu bırakamamış ve hayata adepte olamamış bir insan recai bey.Ama bence recai bey tam bir başak burcu erkeği Romanın dili sade,akıcı ve bolca betimlemelerle dolu.Ama bazı betimlemeler çok rahatsız edici.Psikolojik yönü ağır basan bir roman...
BöcekErhan Bener · Everest Yayınları · 2022175 okunma
Puan vermedi·221 syf.··
2021 46. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2021 22:06
" Birtakım olmadık rastlantılar nasıl da yönlendiriyordu insanın tüm yaşamını..." Romanlardaki polis karakterlerine hepimiz aşinayız, eminim ki pek çok defa bu karakterleri içeren kitaplar okumuşsunuzdur. Fakat! Bu kitap gibisini okumadığınıza daha da eminim. Böcek eserinde, ana karakter Komiser Recai Bey ve onun 24 saatine konuk oluyoruz. Bize panaromik bir hayat manzarası sunarken, '80 darbe öncesi Ankara' sını ve o sosyal hayatı anlatıyor. Anlatırken de öyle psikolojik tahliller yapıyor ki, bir insan ancak bu kadar tanış gelebilir diyoruz. Bunu siyasi bir kitap olarak asla görmeyin, böyle bir şey kastetmiyorum! Bir polisin halka bakışı, mesleğe bakışı ve halkın kendisine bakışını tüm olaya yedirerek anlatıyor. Hele bir de banyosunda karşısına çıkan böcek olayı var ki... Sayfalarca okunur. Ah şunu da söylemeden geçemem, bir ana karakter başlarda nasıl itici, uzak, antipatik gelip sonradan nasıl kendine bağlar, 'haklısııınnnnn' diye bağırtır bu kitapla bir defa daha gördüm ️ Erhan Bener beni yine mutlu eden 2. kitabı ile okunanlar arasında yerini aldı. Altını çizdiğim ama paylaşmaya kıskandığım çok fazla alıntı var Türk Edebiyatı içerisinde bir psikoloji uzmanı arıyorsanız, bakmanız gereken adres Bener! Eh, ben sizi tanıştırdım, yetmedi video çektim, bir ayda iki kitabını okuduğumu söyledim, gerisi size kalmış ⭐
Edebiyat
BöcekErhan Bener · Everest Yayınları · 2022175 okunma
Puan vermedi·199 syf.··
2024 53. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2024 15:16
Böcek ~Erhan Bener Merhaba sevgili kitapseverler, haftayı Türk Edebiyatının ustalarından Erhan Bener’in derin psikolojik anlatımıyla dikkat çeken ve beyaz perdeye de aktarılmış romanı ile açıyorum. Kitap, Yiğit Bener’in (yazarın oğlu) önsözüyle başlıyor. Yer Ankara 12 Eylül 1980 darbesine giden süreçte bir polis komiserinin son yirmi dört saati anlatılıyor. Çevresindekileri böcek gibi görmeye başlayan temizlik hastası bir polisin tüm psikolojisini büyük bir başarıyla dile getirmiş yazar. Dönemin atmosferinin çok güzel işlendiği kitapta geriye dönüş ve çokça iç monologlar yer alırken, yazar romanı, rüyalar ve kabuslarla derinleştirerek bir anlatım yapmış. Recai Bey hayata sorunlarla başlamış. Kardeşi yanarak ölmüş annesi onu suçlamış. Babası ölmüş. Ona bakan dayısı onu hep dövmüş. Aslında polis bile olmak istememiş. Bir gün bile sevilmemiş. Bu sevgisizliği birleştirmiş. O da hep dövmüş. Ama insan ayırmadan. İlk banyosunu polis okulunda yapıyor. Bu yüzden temizliğe takıntılı. Neredeyse İlyada’daki Akhilleus/Hektor düellosunu andıran bir epik derinlikle Recai Bey’in hamamböceği ile kapışma sahnesi var ki bu sahne ile birlikte tüm insanları böcek gibi görüyor. Bir de karısı var onu ne siz sorun ne ben anlatıyım Ana karakterin kendi iç dünyası ve çevresiyle olan karmaşık ilişkisi, topluma karşı yabancılaşması ve varoluşunu sorgulaması temasıyla katman katman ilerleyen insanı içine alan güzel bir roman. Açıkçası Recai Bey’e çok üzüldüm. Elinde yeterince ilaç olsa, bu kentteki bütün böcekleri temizlerdi. Yalnız hamamböceklerini değil. Hamamböceklerinden farksız bütün yaratıkları. O Mutemedi, o doktoru, o Haşmet orospusunu, o kayınpeder olacak ayyaş pezevengi, o blucinli kızları, o pis sakallı oğlanları, sokakta kızak kayan çocukları, hepsini..” Herkese keyifli
Roman-Edebiyat
BöcekErhan Bener · Remzi Kitabevi · 2000175 okunma

Yazar Hakkında

Erhan BenerYazar · 37 kitap
Erhan Bener, Türk yazar ve bürokrattır. Türkiye'nin ilk fen doktorlarından Raşit Bener'le Mediha Hanımın oğlu, felsefeci Cemil Sena OngunCemil Sena Ongun'un yeğenidir. Ayrıca kendisi gibi yazar Vüs'at O. BenerVüs'at O. Bener'in kardeşi, Yiğit BenerYiğit Bener'in babasıdır. Türk edebiyatının 1950 kuşağı yazarlarındandır. Roman, öykü, anı, deneme ve tiyatro oyunları yazarlığının yanı sıra, çocuk kitapları, radyo oyunları ve senaryolar yazdı, çeviriler yaptı. Eserleriyle çok sayıda ödül kazandı. Böcek, Sisli Yaz, Ölü Bir Deniz ve Yalnızlar romanları sinemaya aktarıldı. Böcek filmi, 32. Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Film Ödülü'ne değer görüldü. YAŞAMI; 1929 yılında Lefkoşa'da doğdu. Babası Türkiye'nin ilk fen doktorlarından Mustafa Raşit Bey, annesi Mediha Hanım'dır. Babasının Kıbrıs Türk Lisesi'nde fen bilgisi öğretmenliği yaptığı sırada doğdu. Ailenin ikinci çocuğu idi. Ağabeyi öykücü Vüs'at O. Bener onun yetişmesinde etkili oldu. Amcası felsefeci Cemil Sena Ongun ise çocukluk ve gençlik yıllarında değil ama sonraki yıllarda onun düşüncelerinde etkili oldu. Kız kardeşi Bilge, kendisinden on yıl sonra doğdu. Ortaöğrenimini, öğretmen olan babasının sık sık görev yerinin değişmesinden ötürü Anadolu'nun çeşitli il ve ilçe merkezlerinde tamamladı. İlkokul yıllarından itibaren yazarlığa heves duydu. Öğrenimi sırasında en uzun süre kaldığı yer olan Kayseri'de geçirdiği yıllar, düşünsel ve edebi yaşamında önemli yeri oldu. İlk şiirleri ve ilk öyküsü Küçük İstasyon, Kayseri Halkevi Dergisi olan Erciyes'te yayımlandı. 1948'de Sesler adlı şiir kitabını babası Kayseri'de kendi bütçesinden karşılayarak bastırdı. 1946 yılında girdiği Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden 1950 yılında mezun oldu. Üniversite öğrenimi sırasında edebiyat tutkusu devam etti. Öğrenciliği sırasında iki roman yazdı ve Ahmet Halit Yaşaroğlu'na başvurarak yayımlatmak istedi ancak o yaşta bir gencin bu tarz romanlar yazamayacağı gerekçesiyle reddedildi. 1950'de Maliye Bakanlığı'na memur olarak girdi; müfettiş yardımcılığı, hesap uzmanlığı ve hazine genel müdür yardımcılığı, kambiyo kontrol dairesi başkanlığı görevlerinde bulundu. Bu dönemde maliye üzerine eserler yazdı. Uzman yardımcısı olduğu üç yıllık dönemde görevi gereği Anadolu kentlerinde gezdi, işinden arta kalan zamanı yazarak değerlendirdi. Bu dönemin ürünü olarak ilk romanı Acemiler'i 1952 yılında yayımladı. Ardından Yalnızlar romanı, Bülent Ecevit'in arka kapak yazısı ile Ulus gazetesinde tefrika edildi. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1956'da lisans diploması aldı. 1957'de Neşecan Otyam ile evlendi. 1957'de staj için bir yıllığına Brüksel'e gönderildi. İlk çocuğu Yiğit Bener, Brüksel'de bulundukları sırada doğdu. Erhan Bener bu görev sırasında katıldığı Expo’58'e ilişkin izlenimlerini Batıdan başlığıyla bir yıl boyunca Varlık dergisinde yayımladı. Avrupa Yazarlar Birliği'nin Roma'daki genel kuruluna katılarak birçok batılı yazarla tanıştı. 1963-1966 ve 1969-1973 yıllarında Paris'te, önce Türkiye Büyükelçiliği maliye müşaviri daha sonra da OECD Türkiye Daimi Temsilciliği başkan yardımcısı olarak görev yaptı. Ara Kapı adıyla 1961'de yayımladığı romanı ilk yurtdışı görevi sırasında 1965'te Fransızcaya çevrilerek Le Chat et la mort adıyla yayımlandı; Fransız-Türk Kültür Cemiyeti Büyük Roman Ödülü'ne değer görüldü (Fransızca baskısı sonrasında yazar, eserinin ismini Kedi ve Ölüm olarak değiştirmiştir). 1966'da ilk yurtdışı görevinden sonra edebiyat çalışmalarına ara verdi. 1966'da yayımlanan Baharla Gelen romanından sonra 1977'ye kadar eser yayımlamadı. İkinci çocuğu Yaprak, 1967'de Ankara'da doğdu. 1975'te, Emekli Sandığı genel müdürüyken kendi isteğiyle emekliye ayrıldı; 1990 yılına kadar özel sektörde danışmanlık, 1992-1994 arasında avukatlık yaptı. Emeklilik yaşamında yazarlığını sürdürdü ve siyasetle uğraştı. İlk siyasi deneyimi, 1975'te CHP'ye üye olması idi. Parti ile aynı çizgideki Özgür İnsan dergisinin genel yayın yönetmenliğini üstlendi. İkinci siyasi deneyimi ise 1999 yılında ÖDP'ye üye olmasıdır. Bener, bu partiden Ankara 1. Bölge milletvekili adayı oldu. Emekli olduktan sonra edebiyat alanındaki ilk çalışması, bürokrasi yaşamındaki gözlemlerine dayanan Bürokratlar adlı öykü kitabı oldu. Eser önce Milliyet gazetesinde tefrika edildi ve büyük ilgi gördü.[6] Ardından Yalnızlar romanını yeniden yazdı. Eser, Tuncer Baytok tarafından televizyona uyarlandı; dokuz bölümlük dizi olarak çekildi. Bener, eski kitaplarının yeni baskıları ile birlikte art arda eserler yayımladı ve birçok edebiyat ödülüne değer görüldü. 1980 Askeri Darbesinin ardından yazdığı Oyuncu (1981), Böcek (1982) ve Ortadakiler (1988) romanlarında toplumsallığa daha yoğun vurgu yaptı. Ölü Bir Deniz (1983) romanı 1989'da Atıf Yılmaz tarafından; Böcek (1982) adlı roman ise 1995'te Ümit Elçi tarafından sinemaya uyarlandı. Böcek filmi, 32. Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Film, 9. Altın Koza Film Festivali'nde En İyi İkinci Film seçildi. 8 Aralık 2007'de Ankara'da öldü.