Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
+Her iktidar adam öldürür mü?
-Evet! İktidar zulüm demektir. Hele denetlenemeyen iktidar…
+Peki, iyi insanlar iktidara gelirse?
-Öyle şey olmaz!
+Neden? Acı bir gülümsemeyle açıkladı:
-İyi insanlar iktidara gelemez, gelse bile iktidar onu bozar, zalim yapar.
+Kusura bakmayın ama profesör, sizin aklınız Hitler’e takılı kalmış.
Her iktidar öldürür ne demek?
Şimdi ben, saçma bir şey ama iktidara gelsem öldürür müyüm sizce?
Omuzlarımdan tuttu gözlerimin içine baktı.
-Evet! Dedi.
-Siz bile öldürürsünüz.
Çünkü iktidar olmanın başka yolu yok.
Eskiden daha açık yapılıyordu, şimdi daha gizli…
Ellerini çekip daha yumuşak bir sesle devam etti.
-Dolaylı olarak öldürürsünüz, ölümlere neden olursunuz ama bir şekilde, iktidarınızın sürekliliği öldürmeye bağlı olur. Belki şu anda böyle bir şey yapmayacak yapıdasınızdır. Ama iktidar yolu zorlu yoldur. Uzun bir yoldur, insanı dönüştüren bir yoldur. Ancak iktidara hazır hale geldiğinizde, gerektiği kadar değiştiğinizde, bu yolu tamamlayabilirsiniz.
(Bir an içimden ‘’Belki de haklı!’’ diye düşündüm.)
idam kararı verildikten sonra idam edileceği günü beklerken konulduğu kasvetli ve soğuk hücresinde, yalnız başına kalıp düşüncelere dalar ve birden yaşama içgüdüsüne kapılıp, ''Kürek mahkumu olmak istiyorum. Beş ya da yirmi yıl, yahut omzumun kızgın demirler ile dağlayıp ömür boyu küreğe mahkum etsinler. Ama hayatımı bağışlasınlar! Bir kürek mahkumu yürür, gider gelir, güneşi görmeye devam eder.'' diyerek, aslına hayatta kalmanın her şey olduğunu ve tüm yaşamın da bu temele üzerine kurulduğunu çok açık bir şekilde gösteriyor.